YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/7908
KARAR NO : 2006/7657
KARAR TARİHİ : 27.12.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı kooperatif vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında yapılan ve … Noterliğince doğrudan düzenlenen “satış vaadini içeren kat karşılığı inşaat sözleşmesi” başlıklı ve 15.12.1995, 45976 yevmiye numaralı sözleşme hükümleri gereğince davacının kayden maliki olduğu, sözleşme de bulunduğu yer ve tapu kaydı gösterilen 9 ve 13 parsel sayılı taşınmaza inşaat yapmayı ve 29.06.1999 tarihinde davacıya verilmesi gereken bağımsız bölümleri teslim etmeyi yüklenen davalı yüklenici, yüklendiği edimini belirtilen tarih itibariyle ifa etmediğinden “teslimde temerrüde” düşmüş bulunmaktadır.
Kural olarak arsa sahibi davacı yüklenicinin temerrüdü halinde Borçlar Yasası’nın 106. maddesi hükmünde düzenlenen seçimlik haklarından birisi olan “sözleşmenin ifası ile birlikte olumlu zarar kapsamında gecikme tazminatı” isteyebilir. Somut olayda da davacı, yüklenici davalının borçlu temerrüdüne düşmesi sonucu gecikme tazminatı olarak kira tazminatı ödetilmesini istemiştir. Ancak, sözleşme konusu 13 parselde yapılan inşaatın zemin katındaki 2 adet dükkan taraflar arasında yapılan ve kapsamının doğruluğu kabul edilen 07.02.1997 tarihli protokol ile 07.02.1997 tarihinde yüklenici davalı tarafından davacı arsa sahibine fiilen teslim edilmiştir. Yanlar arasındaki sözleşme, hükümlerine göre davacıya teslimi gereken bağımsız bölümlerin teslimi anahtar teslimi şartına bağlı olmadığı gibi; bu dükkanları eylemli olarak tasarruf edemediğini ve buna yüklenici davalının sözleşmeye aykırı eylem ve işlemlerinin sebep olduğunu davacı arsa sahibi yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Davacının eylemli egemenliğine teslim edilen iki dükkan için 07.02.1997 olan teslim tarihine kadarki süre için gecikme tazminatı belirlenip hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak 31.07.2000 tarihine kadarki süre için kira tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
29.06.1999 ila 30.06.2001 dönemine ilişkin olarak 15.586.583.666 TL kira tazminatına, 25.12.2000 tarihinden itibaren mahkemece hukuksal sebepleri gösterilmeden yasal faiz uygulaması da doğru değildir. Çünkü; Borçlar Kanunu’nun 101/1. maddesi hükmü gereğince istenebilir bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile borçlu temerrüdüne düşürülmüş olur. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre belirtilen döneme ilişkin tazminat yönünden davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından dava tarihinden itibaren değişen oranlarda gözetilerek mahkemece yanal faiz uygulanması gerekir.
Yukarıda açıklanan tüm bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda(1.) bentte belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine; (2) bentte açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.