YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/8077
KARAR NO : 2006/1212
KARAR TARİHİ : 03.03.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar …, … Kur İnş.San.Tic.Ltd.Şti. ve … … vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat … … … ile davalı … vekili avukat … …, davalılar … … ve …-Kur İnş.San.Tic.Ltd.Şti. vekili Av…. … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Dava, iş bedelinin tahsili, birleşen dava ise şirket ortağı iken inşaat için yapılan giderlerin davacıların payları oranında tahsili istemiyle açılmış, mahkemece asıl davanın tamamen kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı … İnşaat Turizm Limited Şirketi davalı …’a ait Amasya … Mahallesi 1049 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerine otel inşaatı yapımını 16.09.1998 tarihinde üstlenmiş, 21.03.2002 fesih tarihine kadar da işin yapımını sürdürmüştür. Otel inşaatının yapımı konusunda davacı şirket ile davalı … arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Ancak akdi ilişki konusunda uyuşmazlık yoktur. Borçlar Kanunu’nun 366.maddesi hükmüne göre, evvelce kararlaştırılmamış olan bedel, yapılan şeyin kıymetine ve müteahhitin masrafına göre tayin edilir. Bu durumda iş bedelinin BK.nun 366.maddesi uyarınca yapıldığı yıllar itibariyle mahalli rayiçlere göre belirlenmesi gerekir. Ayrıca daha önce 03.04.2002 tarihinde davacı şirketin ortakları … ve … … tarafından davalı … aleyhine açılan ve retle sonuçlanıp kesinleşen Amasya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/145 Esas-2003/281 Karar sayılı dava dosyasında, davacılar … ve … … otel inşaatının 1/3 oranındaki kısmının kardeşleri … … tarafından karşılandığını kabul etmişlerdir. Nitekim o dosyaya davacılar vekili tarafından verilen 01.07.2002 tarihli dilekçede “… otel inşaatını yalnız biz yaptık demiyoruz, dava dışında kalan … …’ın da hakkı vardır” ifadesine yer verilmiş ve dava dilekçesinde de açıkça inşaat maliyeti olarak gösterilen 750.000 YTL’den … …’ın hissesi ayrık tutularak 500.000 YTL.nin talep edildiği belirtilmiştir. O halde davacı şirketin az yukarda açıklanan BK.nun 366.maddesine uygun şekilde belirlenecek iş bedelinin 2/3’üne hak kazandığının kabul edilmesi gerekir.
Öte yandan, davalı …, kendisine ait Şeyhcui mahallesinde bulunan Oskar Kıraathanesinin satışı karşılığında, … İşleyen’in satış bedeli ödemeyip, satış bedeli 6.000 YTL’yi otel inşaatına harcamayı taahhüt ettiğini ileri sürmüş, 07.01.1999 tarihli … İşleyen tarafından imzalanmış buna ilişkin belgenin, 2002/145 Esas sayılı dava dosyasına davacı şirketin ortakları olan davacılar … ve … … vekili tarafından ibraz edildiğini savunmuştur. Gerçekten 2002/145 Esas sayılı dava dosyasına, o dosyanın davacıları vekili tarafından verilen 07.05.2002 tarihli dilekçede, davalıya ait kıraathaneyi satın … … İşleyen’den otel inşaatı için 6.000 YTL tutarında hazır beton dökümü, kum, çakıl alımı ve hafriyat gibi mal ve hizmet alımı yapıldığı yazılmış ve 07.01.1999 tarihli … İşleyen imzalı belge ibraz edilmiştir. Mahkemece
davalının bu savunması üzerinde durulmamıştır. Oysa davalı vekili 6.000 YTL’ nin de nazara alınmasını istemiş olmakla, mahsup talebinde bulunmuş demektir. Mahsup talebi itiraz niteliğinde olup bu talep süreye bağlı olmaksızın yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. O halde 6.000 YTL.nin de davacı şirketin bulunacak hak ettiği iş bedelinden düşülmesi gerekir.
Mahkemece belirtilen hususlar dikkate alınmadan, yerinde keşif sonucu bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, aynı mahkemenin 2002/145 Esas sayılı dava dosyasında Bayındırlık İşleri Birim Fiyatları ile ve 2002 yılı değerlerine göre hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Birleşen davanın davacıları … ve … … 08.12.1998 tarihinde Amasya 1.Noterliğinde yaptıkları 21670 ve 21671 yevmiye nolu “Limited Şirket hisse devir sözleşmesi” ile …-Kur Limited Şirketindeki paylarını devretmişler, şirketten tüm haklarını aldıklarını herhangi bir hakları kalmadığını beyan etmişlerdir. Pay devri limited şirketlerde ortaklık sıfatının sona erme hallerinden biridir. Payın devri pay sahipliğinde bir değişiklik yaratır. Şöyle ki, payı devreden şirketten ayrılmış, payı devrolan ise şirkete katılmış olur. Pay devrinin sonucu olarak devrolan yalnız sermayede değil şirketin bütün malvarlığı ve bu arada ihtiyat akçeleri üzerinde de ortaklar gibi hak sahibi olur ve eski ortağın yani payını devredenin tüm haklarına halef olur. Bu durumda, birleşen davanın davacıları … ve …’ın noterden yapılan hisse devri sözleşmeleri ile …-Kur İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki paylarını devrettikleri, anılan şirkette hiçbir hakları kalmadığını devir sözleşmesinde açıkça belirttikleri anlaşıldığından, şirkete karşı açtıkları davanın reddi gerekir. Birleşen davanın diğer davalısı … … Amasya 1.Noterliğinde düzenlenen 08.12.1998 tarih ve 21669 yevmiye nolu taahhütnamede “iş bu taahhütname gereği olarak devraldığım ve evvelden ortağı olduğum …-Kur İnşaat Limitet Şirketine ait ve ortaklık dönemine ait tüm sorumlulukları kabul ettiğimi taahhüt ederim” demek suretiyle taahhütte bulunmuştur. Görüldüğü gibi davalı …’nın taahhüdü …-Kur Şirketinin borçlarından dolayı üçüncü kişilere olan sorumluluğuna ilişkindir. Anılan taahhüt davacılara yönelik olarak yapılmış olup davacıların
şirketteki hakları ile ilgili bir taahhüt niteliğinde değildir. O halde davalı … yönünden dahi davanın reddi gerekeceği açıktır. Birleşen davanın bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
4-Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerit duruma düşer. (BK.M.101) Davadan önce BK.nun 101.maddesi uyarınca borcun ödenmesi için davalıya gönderilmiş bir ihtar olmadığından temerrüt açılan dava tarihinde oluşur. Bu durumda faizin dava tarihi olan 02.06.2003 tarihinden başlatılması gerekirken daha öncesinden faiz başlatılması da hatalı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. 3 ve 4.bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin birleşen davanın davacılarından alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 03.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.