Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/1073 E. 2007/3620 K. 30.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1073
KARAR NO : 2007/3620
KARAR TARİHİ : 30.05.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince emyiz edilmiş, davacı-k.davalı kooperatif vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat … ile davalı-k.davacılar vekili avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacı ve mukabil davalı kooperatif tarafından 2 adet dairenin tescili istemiyle açılan asıl davanın HUMK’nın 409/1. maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olup, temyiz aşamasına kadar dilekçe ile başvurularak davanın yenilenmediğinin anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasındaki 16.10.2002 günlü ek sözleşmeye göre inşaatın sözleşme tarihinden itibaren 20 ay içinde bitirilerek teslimi gerekmektedir. Sözleşmenin noterde düzenlendiği tarihe göre 20 aylık ifa süresi dava dilekçesindeki kabul de gözetilerek 30.06.2004 tarihinde sona ermektedir. İskân ruhsatı 05.03.2004 tarihinde alınmış ise de daha sonra düzenlenen 17.01.2005 tarihli tutanak içeriğine göre davalı arsa sahiplerine ait bağımsız bölümlerin fiilen 17.01.2005 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda 30.06.2004 tarihi ile 17.01.2005 tarihi arasında geçen süre için ek sözleşme ile atıfta bulunulan 27.08.1998 tarihli asıl sözleşmenin 16. maddesine göre arsa sahiplerinin talebi ile bağlı kalınarak kira tazminatına hükmedilmesi gerekirken iskân tarihi esas alındığında teslimde gecikme bulunmadığı gerekçesiyle kira tazminatı talebinin reddi doğru olmamıştır. Karar bu yönden arsa sahipleri yararına bozulmalıdır.
3-Birleşen davada arsa sahiplerinin talepleri kısmen kabul kısmen reddedildiği halde reddedilen kısım üzerinden davalı yüklenici yararına vekalet ücreti tayin olunmamış olması ve mahkeme masraflarının da HUMK’nın 417. maddesi uyarınca kabul ve red oranına göre taksim edilmemiş bulunması kabul şekli itibariyle doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent gereğince davalı ve mukabil davacı arsa sahipleri yararına, 3. bent uyarınca da davacı mukabil davalı yüklenici yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak birbirlerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 30.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.