YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1170
KARAR NO : 2006/3740
KARAR TARİHİ : 20.06.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iflas idaresi tarafından açılmış borçlu ile 3. kişi arasında borçluya ait fabrika binasının kiralanması şeklinde yapılan tasarrufun iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece davalı kiracı şirketin alacaklıları zarara sokma kastının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davada 11.04.2000 gün ve 08174-08175 yevmiye nolu noterlikçe tasdikli kira sözleşmelerinin iptâli istenilmiştir. İcra İflas Kanununda iptâle konu tasarrufların nelerden ibaret olduğu sınırlı olarak sayılmadığından, kural olarak alacaklıları zararlandırıcı her türlü hukuki işlemin iptali istenebilir. Eldeki davada iflastan kısa süre önce müflis şirketin alacaklıları zarara uğratmak kastıyla fabrika binasını davalıya kiralayarak alacalılarını zarara uğrattığı ileri sürüldüğünden davacı İflas İdaresinin İİK.nun 187. maddesine göre iptâl davası açma yetkisi ve hukuki yararı vardır.
İİK.nun 280. maddesinin 3. fıkrasının ilk cümlesi hükmüne göre, Ticari İşletmenin veya işyerindeki ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiği kabul olunur. Bu alacaklı yararına getirilmiş bir yasal karinedir. Bu karine aynı fıkranın ikinci cümlesine göre iptâl davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel
keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicil Gazetesiyle, bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilân olunduğunu ispatla çürütülebilir.
Somut olayda müflis şirket 1341, 1342, 1382 parselleri üzerinde bulunan, halen çalışır durumda ve ticari işletmesine dahil fabrikasını bütün makine, alet, edevat, müştemilat, teferruat ve mütemmim cüzleri ile birlikte davalı şirkete üç yıllık kira bedelini peşin alarak kiraya vermiş ve zilyetliğini de devretmiştir. Bu nedenle kiraya verilerek devredilen fabrika binası ile teferruat ve mütemmim cüzlerinin İİK.nun 280/3. maddesinde bahsedilen ticari işletmenin ve iş yerinde mevcut ticari emtianın önemli bir kısmını teşkil ettiğinin kabulü zorunludur. Dosyada aynı maddenin ikinci cümlesinde belirtilen ilân vs. işlemlerin yapıldığına dair bir savunma ve belge bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece olayda İİK.nun 280/3. maddesindeki iptâl şartlarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabul edilmesi gerekirken ispat külfeti davacıya ait kabul edilip zarar verme kastının ispat edilemediği gerekçesiyle reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.