Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/1446 E. 2007/1684 K. 16.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1446
KARAR NO : 2007/1684
KARAR TARİHİ : 16.03.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar Mustafa ve Penbi Erdemli vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, davalılardan … ile diğer davalılar arasında yapılan … 1. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 14.05.1996 tarih ve 4353 yevmiye nolu “Düzenleme Şeklinde Daire Karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi” yapıldığını ve sözleşme konusu inşaatın elektrik işlerinin davacı tarafından yapıldığını ve iş bedeli karşılığı kendisine bir daire verileceğinin kararlaştırıldığını, davalı yüklenici … ile arasında yapılan sözlü sözleşme gereğince verilmesi gereken dairenin verilmediğini; ancak 1.084,00 YTL tutarında iş bedelinden doğan alacağının da ödenmediğini ileri sürerek bu miktardaki alacağının …’den tahsiline ve arsa sahipleri diğer davalılarla yüklenici davalı arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu olan parseller üzerindeki inşaat üzerinde kat irtifâkı kurulmuşsa yükleniciye isabet eden bağımsız bölümlerin arsa paylarının, kurulmamış ise parsellerin tamamı üzerine üçüncü kişilere devir ve temliki yasaklayacak nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Davacı ile davalı arsa sahipleri … ve … arasında bedeli uyuşmazlık konusu olan işin yapımı ile ilgili sözlü veya yazılı şekilde bir sözleşmenin yapılmış olduğu davacı tarafça yasal delillerle kanıtlanamadığı gibi; arsa sahibi davalıların uyuşmazlık konusu iş bedelinin ödenmesine yönelik yüklenimleri de bulunmamaktadır. Bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek gerçek ya da tüzel kişi hakkında davalı sıfatıyla dava açılabilir. Davada husumet, kamu düzeni gereği dava koşulu olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece doğrudan gözetilmek gerekir. Davada ise, arsa sahibi davalıların pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı halde dava konusu iş bedelinin bu davalılardan da mahkemece tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde, davalılar … ve … haklarındaki davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken; mahkemece, bu davalılar hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalılar … ile … yararlarına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’ye geri verilmesine, 16.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.