Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/1510 E. 2007/1723 K. 20.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1510
KARAR NO : 2007/1723
KARAR TARİHİ : 20.03.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, yüklenici davacının, davalı iş sahibi … Belediyesine yapmış olduğu “foseptik” işi ile satılıp teslim edilen, inşaat malzemeleri bedellerini gösterir faturalar dayanak alınarak (14.289.450.000) TL. asıl ve (5.141.000.000) TL. işlemiş faiz alacağının ödetilmesi istemiyle hakkında başlatmış olduğu icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Borçludan temerrüt faizi istenebilmesi için alacağın istenebilir olması yeterli olmayıp, Borçlar Kanunu’nun 101/1. maddesi gereğince, alacaklı tarafından yapılan ihtar ile borçlunun temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Somut olayda, içerikleri itibarıyla takibe dayanak alınan faturalar, “temerrüt ihtarı” niteliğinde olmadığı gibi, icra takibinden önce de borçlu davalı, alacaklı tarafından borçlu temerrüdüne düşürülmemiştir. O halde, dava ve takip konusu işlemiş temerrüt faizine yönelik borçlu itirazı haklı olduğu halde; buna yönelik davanın reddi yerine mahkemece kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan, dava ve takip konusu alacak tutarı bilirkişi incelemesi sonucu belirlenmiş bulunduğundan
likid değildir ve dolayısıyla İİK.nun 67. maddesinde öngörülen ve alacaklı yararına icra inkâr tazminatı takdirini gerektiren yasal koşullar gerçekleşmemiştir. Buna göre de mahkemece, davacının icra inkâr tazminatı takdiri ile tahsiline karar verilmesine yönelik isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Bu sebeplerle kararın bozulması gerekirse de, mahkemece düşülen bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan sebeple kararın (1.) bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine (1.) bent olarak; “Davanın kısmen kabulüne ve … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2004/3072 takip sayılı dosyası üzerinden takip konusu yapılan (13.451.750.000) TL. asıl alacak kısmı üzerinden borçlu davalının vâki itirazının iptâline, takip konusu ve davası kabul edilen asıl alacak miktarına, icra takip tarihinden itibaren geçerli olmak ve %48 oranını aşmamak ve değişen oranlarda gözetilmek suretiyle avans faizi uygulanmasına, fazlaya yönelik istemin reddine” cümlesinin yazılmasına ve ayrıca kararın “Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanacak %40 inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” içerikli (2.) bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 753,00 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.