YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1604
KARAR NO : 2006/4448
KARAR TARİHİ : 14.07.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar ile dahili davalı vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava İİK.nun 277 vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılar ve dahili davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda davalı … borçlu, diğer davalılar … ve … borçlunun kardeşleridir. Tasarruf borçlu tarafından bu kişiler lehine yapılmış, davalı … de satış yapılan bu şahıslardan taşınmazları satın almıştır. İİK.nun 278. maddesi uyarınca kardeşler arasında yapılan satış işlemleri bağışlama hükmünde olup iptâle tabidir. Ne var ki olayda satış yapılmadığı, müşterek muriste kalan taşınmazların taksimine 01.02.1999 tarihli belge ile karar verilip taksim amacıyla tapuda işlem yapıldığı savunulmuştur. Gerçekten de borçlunun davalı kardeşlerine satış yaptığı tarihte bu davalıların da borçluya hisselerini devrettikleri belirtilmektedir. Bu durumda mahkemece borçlu ile davalı kardeşleri arasında tapuda yapılan işlemin taksim gayesiyle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği mahkemece değerlendirilmelidir. Bu nedenle adi yazılı taksim sözleşmesinin tüm mirasçılar tarafından imzalanması ve taksime bütün paydaşların katılması durumunda adi taksim sözleşmesinin geçerli olması nedeniyle mahkemece davalılara tapudaki satış işleminin terekenin taksimi amacıyla yapıldığına ilişkin delillerinin ibraz ettirilmesi, devredilen hisseler arasında taksim amacını aşan bedel farkları bulunup bulunmadığının gerektiğinde bilirkişi incelemesi yoluyla saptanması, sonucuna göre tapudaki işlemin gerçek satış olduğunun saptanması halinde davalı … ve … hakkındaki davanın kabulü, işlem taksim amacıyla yapılmış ise tüm davalılar açısından davanın reddine karar verilmelidir.
Davalı …’in durumuna gelince; bu şahıs hakkında İİK.nun 278. maddesindeki iptal şartları gerçekleşmemiştir. 280.maddesi uyarınca kendisinin mal kaçırma kasdıyla hareket ettiği sabit olduğu takdirde tasarrufunun iptaline karar verilebilir. Oysa davalı …’in mal kaçırma kasdıyla hareket ettiği yolunda dosyada yeterli delil bulunmamaktadır. Bu durumda hakkındaki davanın reddini ve diğer davalılar hakkındaki iddia sabit görüldüğü takdirde İİK.nun 283.maddesi uyarınca davalı … ve … taşınmazı elden çıkardıkları tarihteki saptanacak rayiç değeriyle alacak ve fer’ilerini geçmemek üzere davacıya karşı tazminle sorumlu tutulmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile sonuca varılması doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar ve dahil davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılar ile dahili davalıya geri verilmesine, 14.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.