Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/2247 E. 2006/3912 K. 26.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2247
KARAR NO : 2006/3912
KARAR TARİHİ : 26.06.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı taşeron 03.07.2001 tarihli sözleşme ile üstlendiği Adapazarı ve İzmit Afet Konutlarının altyapı işleri yürüme yolları ve çeşitli beton işlerinin yapımı işi nedeniyle ödenmeyen hakediş alacağı nedeniyle 30.428.885.357 TL. asıl alacak 13.980.000.000 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.408.885.357 TL.nin tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili davacının dava konusu işten dolayı alacağı 30.428.885.357 TL ise de bu iş nedeniyle davacının 3.151.205.995 TL SSK prim borcunun davalı tarafından ödendiğini, mahsubu ile davacının alacaklı olduğu tutarın 27.277.679.363 TL olduğunu, ancak davacının 04.10.2002 tarihli sözleşme ile üstlendiği bir başka işten dolayı 44.382.631.418 TL borçlu bulunması nedeniyle talepte bulunamayacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 20.428.885.357 TL asıl alacak, 1.307.448.663 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, davacıya ait iken davalı tarafından yapılan 2.724.922.774 TL sigorta prim ödemesinin icra memurluğunca alacaktan mahsubuna, 10.000.000.000 TL.lik ödeme ile ilgili olarak davacının Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/371 E. sayılı dosyasında talepte bulunmakta muhtariyetine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bentleri kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekili 18.06.2003 tarihli cevap dilekçesinde davacı taşeronun 03.07.2002 tarihli sözleşme nedeniyle bakiye alacağının 30.428.885.357 TL olduğunu kabul etmiş,bu miktardan SSK prim borcu tutarı 3.151.205.994 TL.nin mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece alınan 12.04.2004 tarihli bilirkişi raporunda da davacının bakiye alacağı 30.428.885.357 TL olarak hesaplanmış, itiraz üzerine alınan ek raporda ise davacıya 07.01.2003 tarihinde yapılan 10.000.000.000 TL tutarında ödeme mahsup edilerek davacı alacağı 20.428.885.357 TL olarak kabul edilmek suretiyle hüküm altına alınmıştır. Davalı cevap layihasında 07.01.2003 tarihinde yapılan ödemenin dava konusu iş ile ilgili olduğunu ileri sürmüş değildir. Bu ödemeye ilişkin makbuzda ödemenin hangi iş ile ilgili olarak yapıldığı açıklanmamış ise de taraflar arasında görülüp sonuçlanan Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/371 E. sayılı dava dosyasında, davacı … A.Ş.nin davalı taşeronun 04.10.2002 tarihli sözleşme ile üstlendiği iş nedeniyle fazla ödemesi hesaplanırken 07.01.2003 tarihli makbuzla yapılan 10.000.000.000 TL.lik ödemenin 04.10.2002 tarihli sözleşme nedeniyle yapılmış olduğunun kabul edildiği celbedilerek incelenen dosya içeriği ile anlaşıldığından dava konusu 03.07.2002 tarihli sözleşme kapsamındaki bu işten davacı alacağı olarak saptanan ve davalının da kabulünde olan 30.428.885.357 TL.den ayrıca 10.000.000.000 TL mahsup edilerek yazılı şekilde 20.428.885.357 TL üzerinden hüküm kurulması işlemiş faiz ve icra inkâr tazminatının da bu miktar üzerinden hesaplanması doğru olmamış, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalının temyizine gelince; davacı taşeron tarafından ödenmesi gerekirken davalı tarafından ödendiği saptanan 2.724.922.774 TL sigorta prim borcunun hüküm altına alınan davacı taşeron alacağından mahsup edilerek kalan kısım üzerinden takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi yerine sigorta prim ödemelerinin icra memurluğunca alacaktan mahsubu yolunda hüküm kurulması doğru olmamış, karar bu yönden de davalı yararına bozulmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte yazılı nedenlerle hükmün davacı yararına, (3.) bentte açıklanan nedenlerle de davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 26.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.