YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2310
KARAR NO : 2007/4529
KARAR TARİHİ : 03.07.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı … ile davalı vekili avukat ……. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı asıl ve davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 22.04.1996 tarihli, 2953 Ada 2, 3, 4 nolu parsellerde kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, inşaatın süresinde teslim edilmemesi nedeniyle oluşan alacağın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1)Sözleşme davalı kooperatif ile yapılmış olup diğer davalılara husumet düşmediğinden davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Mahkemece inşaatın davacıya teslimi sırasında ihtirazi kayıt dermeyan edilmediği görüşüyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa sözleşmeye göre inşaatın inşaat ruhsatının alınmasından itibaren 36 ay sonra teslim edileceği, ruhsatın ise sözleşme tarihinden 2 ay sonra alınacağı, süresinde teslim edilmemesi halinde her bir daire ve işyeri için aylık 200 DEM karşılığı olan Türk lirası ödeneceği kabul edilmiştir.
Dosyadaki belgelere göre, inşaat ruhsatı 28.07.1997 de alındığından eserin 28.07.2000 de tesliminin gerektiği belirgindir. Davacı da teslimin aynı tarihte yapılacağını kabul etmiştir. Dükkanların fiilen 07.05.2004 de teslim edildiği, dairelerin teslimden önce
satıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmede belirtilen aylık 200 DEM inşaatın süresinde teslim edilmemesi halinde ödenmesi gereken kira alacağı olup cezai şart değildir. Bu nedenle eserin teslimi sırasında cezai şart hakkının saklı tutulmasına gerek olmadığı gibi, cezai şart olarak nitelendirilse bile genel iskân ruhsatı alınmadığından tam bir teslimden de sözedilemez. Bu durumda mahkemece gecikme için haklı nedenlerin bulunup bulunmadığı araştırılarak, bu süreler için kira isteminin reddi, kalan süre için dükkanların teslim edildiği tarihe kadar, dairelerin ise üçüncü kişilere satıldığı tarihe kadar sözleşme hükümleri uyarınca hesaplanacak kira alacağına hükmedilmelidir. Mahkemece istemin cezai şart olarak kabulüyle reddi doğru olmamıştır.
Ayrıca kooperatif dışındaki davalılar ile yapılmış bir sözleşme olmayıp bu davalılar aleyhindeki davanın husumetten reddi gerekip, lehlerine maktû vekâlet ücreti takdiri gerekirken nisbî vekâlet ücreti takdir olunması da Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne aykırı bulunmuştur.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 03.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.