YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2535
KARAR NO : 2007/2785
KARAR TARİHİ : 26.04.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1-Dava dilekçesinde davalı kooperatifin adresi “… Mah. Dış Hol No:35 …” olarak gösterilmiş, bu adreste davalıya usulen dava dilekçesi tebliğ edilemediğinden dava dilekçesi ve duruşma günü Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre aynı adreste tebliğ edilerek dava görülüp sonuçlandırılmıştır.
Davalının dava dilekçesinde gösterilen adresine tebligat yapılamadığından 02.11.2004 günlü celsede adres araştırması yoluna gidilmiş, Cumhuriyet Savcılığı’ndan gelen müzekkere cevabı ile kooperatifin halen “… Mah. Eski Vali Konagı Arkası, … Sitesi …” adresinde faaliyet gösterdiği bildirilmiş, Aksaray Ticaret ve Sanayi Odası’ndan gelen yazı cevabında da kooperatifin son genel kurulunun emniyet araştırmasıyla saptanan adreste yapıldığı bildirilmiştir. Mahkemece adres araştırması yoluyla saptanan bu adres gerekçeli karar tebliğ edilmeyerek önceki adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat çıkarılması doğru olmamıştır. Davalı kooperatif vekili kararı 05.01.2006 tarihli dilekçeyle temyiz ettiğinden usulen tebligat yapılmamış olması nedeniyle, temyiz isteminin süresinde kabulü ile yerel mahkemenin temyiz talebinin süre yönünden reddine dair 06.03.2006 gün 2004/479 Esas 2005/349 Karar sayılı ek kararının bozularak ortadan kaldırılması gerekmiştir.
2-Davalı kooperatif vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalının tebligat adresi yargılama sırasında adres araştırması yoluyla tesbit edildiğinden, davalının saptanan bu adresine usulen dava dilekçesi tebliğ edilmeden, davalıya savunmasını yapabilme olanağı sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması HUMK’nın 73. maddesine aykırı görülmüş, davalıya dava dilekçesinin kanun ve tüzük hükümlerine uygun ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tebliğ edilmesi, savunmasını yapabilme olanağının sağlanması, ondan sonra işin esası incelenerek sonucuna uygun bir hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle, yerel mahkemenin temyiz talebinin süre yönünden reddine dair 06.03.2006 günlü ek kararıyla, 23.06.2005 günlü asıl kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.