YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2727
KARAR NO : 2007/3088
KARAR TARİHİ : 07.05.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Dava ayıplı mal teslimi nedeniyle uğranılan ek zararların tazmini istemiyle açılmış mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine mahkemece kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davada 930.864.948 TL asıl alacak, 326.822.002 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.257.686.950 liralık icra takibine vâki itirazın iptâli istenmiştir. Bu miktar itibariyle davanın konusu kesinlik sınırı dışında kaldığından mahkemenin temyiz isteminin reddine dair oluşturduğu 13.03.2006 tarihli kararın bozulmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
Yukarıda da belirtildiği gibi, dava ayıplı imalâttan kaynaklanan nakliye masraflarının tahsiline ilişkindir. Ayıplı mal teslim edildiği davalı yanca kabul edilmiştir. BK.’nın 360. maddesi uyarınca imalâtın mukavele şartlarına muhalif olması veya eserin reddini gerektirmeyecek derecede ayıplı bulunması halinde eserin reddi veya bedelden tenzil talep edilebileceği gibi müteahhidin kusurlu bulunması halinde zarar ve ziyan da talep edilmesi mümkündür. Dava konusu olayda eserin ayıplı olması nedeniyle değiştirilen mallar yurtdışına tekrar gönderilmek zorunda kalındığından nakliye ve gümrükleme masrafları da
iki kez ödenmiş durumdadır. Bu nedenle davalı sözkonusu masrafları da davacıya ödemekle yükümlüdür. Nevar ki, ayıplı olduğu ileri sürülen mamüller davalıya iade edilmediğinden varsa bunların hurda bedelleri belirlenip davacı alacağından düşülmelidir. Ayrıca icra takibinden önce temerrüt varsa davalının temerrüde düştüğü tarihle icra takip tarihi arasındaki sürede avans faizi oranında işlemiş faiz miktarı saptanmalı ve itirazın bu şekilde iptâliyle takibin devamına karar verilmeli, takip konusu alacak likid olmadığından icra inkâr tazminatı istemi de reddedilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan davanın reddi doğru olmadığından kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle mahkemenin temyiz isteminin miktardan ve davanın esastan reddine dair verilen kararlarının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı geri verilmesine, 07.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.