YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3076
KARAR NO : 2006/5373
KARAR TARİHİ : 28.09.2006
Davacı … İnş.A.Ş. ile davalı … arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen …, …, …’dan oluşan Hakem kurulu tarafından verilen 29.03.2005 tarihli kararın duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ve dosya … Asliye Ticaret Mahkemesince 16.05.2006 tarih ve 2006/244 D.İş sayılı yazı ile gönderilmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekilleri avukat … ve … ile davalı vekili avukat … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 28.01.1994 günlü ve E.1993/4 K.1994/1 sayılı içtihadı birleştirme kararında taraflar tahkim sözleşmesi veya şartında hakemlerin uyuşmazlığı maddi hukuk kurallarına göre çözümleneceğini öngördükleri takdirde buna aykırı karar verilmesinin temyiz nedeni oluşturacağı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin Bölüm I Anlaşmazlıklar başlıklı 24. maddesinde bu sözleşmenin uygulanmasından dolayı taraflar arasında çıkan anlaşmazlıkların tahkim yolu ile ve Türk maddi ve usul hukuku kurallarına göre çözümleneceği, uyuşmazlığın çözümlenmesinde bu sözleşme ve ekleri ile Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarının uygulanacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle temyiz konusu karar HUMK.nun 533. maddesinde sayılan nedenlerle ve yasa ve sözleşme hükümlerine aykırılık hallerinde de bozulabileceğinden dosya ve temyiz nedenlerinin bu doğrultuda incelenmesi gerekli görülmüştür.
1-Dosyadaki bilgilere, toplanan delillere, sözleşme ve yasa hükümlerine, hakemlerce yapılan yargılama sonucunda verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı idarenin tüm, davacı yüklenicinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Hakem heyetince 29.03.2006 tarihinde oyçokluğu ile tesis edilen kararda dava şartlarından olan davacının dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davada talep edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına nispî vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesi uyarınca davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere 3. kısımda yazılı Avukatlık ücretine hükmolunur. Dava aktif dava husumeti yönünden reddedildiğine göre tarifenin yukarıda zikredilen hükmü gereği davalı yararına 400 milyon TL (400,00 YTL) maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispî vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hakem kararı bu nedenle bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı idarenin tüm, davacı yüklenici şirketin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle 29.03.2006 günlü hakem kurulu kararının 2.bendinde yer alan “100.914 YTL” rakamının hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “400,00 YTL” rakamının yazılmasına, hakem kararının düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 450,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 22.12.2005 gün ve 5436 sayılı Kanunla değişik 5018 sayılı Kanun uyarınca idare genel bütçeye dahil kuruluşlardan olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 28.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.