YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/327
KARAR NO : 2006/2090
KARAR TARİHİ : 10.04.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … … ile davalı vekili avukat … … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Dava, 2001/2862 sayılı kararname uyarınca fiyat farkı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan 22.07.1999 tarihli sözleşmenin 3. maddesine göre sözleşme konusu işlerin tamamı 1996 yılı birim fiyatları ile sabit bedelle ihale edilmiş olup, bedelin sözleşmede belirtilen usul ve esaslara göre yıllık olarak kalan işler için eskale edilerek uygulanacağı ve bunun dışında hiçbir bedel artışı ödenmeyeceği kararlaştırılmış, yıllık fiyat eskalasyonunu düzenleyen 27. maddede de eskalasyonun nasıl yapılacağı belirtildikten sonra beşinci fıkrada eskalasyon fiyat farkı dışında herhangi bir fiyat farkı veya ek bedel ödenmeyeceği belirtilmiştir. 5. maddeye göre işin süresi 360 takvim günüdür ve 4. maddenin (m) bendine göre Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin ekidir. Sözleşmede 88/13181 sayılı fiyat farkı kararnamesi ek olarak kabul edilmediğinden bu kararnamenin devamı niteliğinde çıkartılan 2001/2862 sayılı kararnamenin yanlar arasındaki ihtilafa doğrudan doğruya uygulanması mümkün değildir.
Türk hukuk sisteminde sözleşme hürriyeti (akit serbestisi) asıldır. Anayasa’nın 13 ve 48. maddelerinde dayanağını bulan bu kural gereğince akdin taraflarının sözleşme hükümlerine riayet etmeleri esastır. Yüklenici üstlendiği sözleşme hükümlerine uygun olarak ve sözleşme fiyatlarıyla yapmak zorundadır.
Ne var ki 2001/2862 sayılı kararnamede sözleşmede aksine hüküm bulunsa bile bu kararnamenin yüklenicilere uygulanacağı açıklanmış ve böylece sözleşmede dayanağı olmadığı halde sözleşmelere müdahale edilmiştir. Kural, sözleşmenin uygulanması olmakla birlikte daha önceki hükümetlerce çıkartılan benzer kararnameler nedeniyle Yargıtay’ca verilen kararların çelişki yaratması üzerine konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’na intikâl etmiş ve kurulca alınan 24.11.1986 … ve 1986/2-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; kararnamelerin genel bütçeye dahil idareler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve mahalli idareler açısından bağlayıcı olduğu belirtilerek, uygulama koşullarının bulunup bulunmadığı her olayın özelliği dikkate alınarak hakim tarafından saptanacağı benimsenmiştir. Kısaca bu içtihadı birleştirme kararında uygulama yapılıp yapılmayacağı hakimin takdirine bırakılmıştır.
Kararnamenin amacı mağdur olan yüklenicilere fiyat farkı verilmesinden ibarettir. İşin yarım kalmaması, sıhhatli bir eserin meydana getirilmesi ve işin sürüncemede bırakılmaması hedeflenmiştir.
Somut olayda, davacının 20.08.2001 tarihli dilekçesinden sonra düzenlenen 02.11.2001 tarihli hakediş raporuna sözleşmenin 26. maddesi 3. fıkrası ve BİGŞ.nin 39. maddesine uygun şekilde itiraz edilmediği için kararnamenin yayımından sonraki işlere fiyat farkı istenemeyeceğinden bu kısma ilişkin talebin reddi doğrudur. Ancak kararnameden önce yapılan işler nedeniyle düzenlenen hakedişlere itiraz imkanı olmadığı ve 20.08.2001 tarihli dilekçe ile 2001/2862 sayılı fiyat farkı kararnamesinin uygulanması istendiğinden önceki dönem için davacının kararnameden yararlanıp yararlanamayacağının araştırılması gerekir.
Sözleşme sabit birim fiyatlarıyla imzalanmıştır. Sözleşmedeki fiyatlarla ve yıllık eskalasyon uygulanmak suretiyle ödeme yapılacağı başkaca fiyat farkı ödenmeyeceği kabul edilmiştir. Bu nedenle davacının kararnameden faydalanabilmesi için sözleşme gereği ödenen bedel dışında yapılan işten dolayı fazlasıyla mağdur olduğunun belirlenmesi ve bu hususun hakim tarafından takdir olunması gerekir. Olayda hakimin takdir hakkını kullanabileceği derecede bir inceleme yapılmamıştır. Alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmayıp yetersizdir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş taraflardan yukarıda yapılan açıklamalara uygun delillerini isteyip toplamak, bundan sonra işin nevi, zorluk derecesi, mahiyetini etkileyecek unsurlar, fiyat farkı verilmemesi halinde eserin baliğ olacağı miktar, işin süresi gibi hakkaniyetin takdirine yeterli diğer bulgular alınacak bilirkişi kurulu raporunda açıklattırılıp davacının 20.08.2001 tarihinden önceki dönem yaptığı iş nedeniyle aldığı bedel ile fiyat farkı uygulanmak suretiyle alınacak bedelin karşılaştırması yapılıp davacının belirtilen dönem için fiyat farkına hak kazanıp kazanamayacağı ve miktarı TMK.nun 2. maddesi de gözetilip sonucuna uygun bir karar vermek olmalıdır.
Eksik inceleme sonucu davanın yazılı şekilde reddi doğru olmamıştır. Belirtilen nedenlerle hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 10.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.