Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/3306 E. 2007/6800 K. 31.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3306
KARAR NO : 2007/6800
KARAR TARİHİ : 31.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalılar vekili avukat …. Davalıların temyiz dilekçelerinin süresi içinde, davacının temyiz dilekçesinin süresi dışında verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1-Davacının temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi harcı da yatırılmadığından, HUMK’nın 434/2. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Dava 2862 sayılı Fiyat Farkı Kararnamesinden doğan alacak istemine ilişkindir.
Davacı yüklenici 30.07.2001 tarihli sözleşme ile 168.021.418.880 lira keşif bedelli “… Elektrik Dağıtım Şebekeleri ve OG Elektrik Dağıtım Hatları Bakım ve Onarımı İşi”nin yapımını üstlendiğini, işin bitim tarihinin 14.12.2001 olduğunu, işin süresinde tamamlanarak geçici kabulünün yapıldığını, 18.08.2001 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 2001/2862 sayılı kararnameye göre süresinde başvurularak fiyat farkı talep edildiği halde, idarenin fiyat farkı ödemediğini ileri sürerek, dava ve ıslah dilekçeleriyle talep ettiği 51.661.274.137 liranın idareye müracaat tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının kararnameden yararlanmak için süresinde başvuruda bulunduğu, kararnameden faydalanması gerektiği kabul edilerek, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 51.661.274.137 lira fiyat farkı alacağının dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
2001/2862 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi 01.03.2001 ile 31.12.2001 tarihleri arasında uygulanmak üzere ve 88/13181 sayılı Kararnamenin eki olarak çıkarılmıştır. Yani sözkonusu kararnamenin sözleşmelere uygulanabilmesi için yanlar arasındaki sözleşmede 88/13181 sayılı kararnamenin ek olarak kabul edilmesi gereklidir. Dava konusu olayda taraflar arasında imzalanan 30.07.2001 tarihli sözleşmenin, eklerini gösteren 41. maddesinde 88/13181 sayılı kararnamenin ek olduğu yazılmamıştır. Bu nedenle 2862 sayılı kararnameye dayanılarak fiyat farkı talep edilemez.
Öte yandan, yanlar arasında imzalanan 30.07.2001 tarihli sözleşme uyarınca işin 14.12.2001 tarihinde bitirilerek teslim edilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin 15. maddesi uyarınca bakım ve onarım işindeki imalâtlara yıl içerisinde malzeme fiyat farkı uygulandığı ihtilâfsızdır. Bunun dışında davacının sözleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren 2001/2862 sayılı kararnameden istifade edebilmesi için fiyat farkına rağmen yapılan işten fazlasıyla mağdur olduğunun belirlenmesi ve bu hususun hakim tarafından takdir olunması gerekir. Somut olayda; işin nev’i, zorluk derecesi, maliyeti etkileyecek unsurlar, işin süresi nazara alınarak, davacının fiyat farkına hak kazanıp kazanmadığı, MK’nın 2. maddesi de gözetilerek değerlendirilmemiş, alınan bilirkişi raporunda sadece kararnameye göre belirlenecek fiyat farkı hesabı yapılmıştır. Bu hali ile alınan bilirkişi raporu hüküm tesisine elverişli bulunmamaktadır. Bu rapor hükme dayanak alınamaz.
Kaldı ki, taraflar arasındaki 30.07.2001 tarihli sözleşmenin 41/g maddesinde, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin (B.İ.G.Ş.) sözleşmenin eki olduğu kabul edilmiştir. B.İ.G.Ş.nin 39 ve 40. maddelerinde ara ve kesin hakedişlere ne şekilde itiraz edileceği ve itiraz edilmemesi durumunda sonuçlarının ne olacağı gösterilmiştir. Anılan maddelere göre, yüklenicinin itirazı olduğu takdirde karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği, bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu “idareye verilen …… tarihli dilekçemde yazılı ihtirazî kayıtla” cümlesini yazarak imzalaması gerekir. Müteahhit itirazını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Zira, şartnamenin bu hükmü HUMK’nın 287. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğindedir. Davacı yüklenici bu iş nedeniyle düzenlenen 4 adet ara hakedişe ve kesin hakedişe fiyat farkları yönünden şartnamenin 39. maddesine uygun olarak itiraz etmediğinden, hakedişleri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. O halde, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının kararname uyarınca fiyat farkı isteğine ilişkin açmış olduğu davanın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının temyiz dilekçesinin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınıp kendisini duruşmada vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 31.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.