Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/3494 E. 2006/5014 K. 13.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3494
KARAR NO : 2006/5014
KARAR TARİHİ : 13.09.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı … ile davalılar avukatı … Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dava, alacağın ödetilmesi ve icra takibine dayanak alınan 02.02.2000 tarihli ve 50.000 USD tutarlı bonodan ötürü davacının davalılara borçlu olmadığının tesbiti istemlerine ilişkindir. … İcra Müdürlüğü’nün 2002/10414 takip sayılı dosyası üzerinden icra takip alacaklısı … tarafından … Dekorasyon İnşaat ve Turizm Sanayi A.Ş. hakkında kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla başlatılan icra takibine, keşidecisi anılan takip borçlusu şirket, lehtarı … Turizm ve İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan 50.000 USD tutarlı ve TTK.nun 688. maddesinde öngörülen zorunlu unsurları içerdiğinden hukuksal niteliğince kambiyo senetlerinden sayılan bono dayanak alınmıştır.
Az yukarıda kapsamı belirtilen bononun keşidecisi şirket ile lehtar şirket arasında yapılan 02.02.1999 tarihli ve “Ek Protokol” başlıklı sözleşme gereğince “teminat senedi” olarak düzenlendiği ve bedelsiz olduğu mahkemece saptanmıştır. Öte yandan bononun lehtarı olan şirket tarafından yapılan ciro sonucu icra takip alacaklısı …’a intikal eden senedi, TTK.nun 599/1. maddesi hükmü gereğince bonoyu iktisap ederken bile bile keşideci borçlunun zararına hareket ettiği ve bononun haklı hamili olmadığı halde takibe dayanak aldığı mahkemece kabul edilerek …’a bonodan ötürü davacı keşideci şirketin borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiştir. İİK.nun 72/5. maddesi hükmü gereğince, menfi tesbit davası borçlu lehine hükme bağlanırsa, borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline mahkemece karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %40’ından aşağı olamaz. Mahkemece, icra takip alacaklısı davalı …’ın kötüniyetli ve haksız olarak davacı keşideci şirket hakkında icra takibinde bulunduğu kabul edildiğine ve yasal koşulları da oluşmuş bulunduğuna göre icra takip tarihi itibariyle 50.000 USD tutarlı bono bedelinin Merkez Bankası’nca belirlenen efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası tutarı üzerinden %40 oranında tazminatın hesaplanıp davalı …’dan alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmesi gerekirken; bu yöndeki davacı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, 450,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.613,90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.