Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/3683 E. 2007/4380 K. 27.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3683
KARAR NO : 2007/4380
KARAR TARİHİ : 27.06.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava restorasyon ve onarım işinin yapımı sırasında yangın meydana gelen zararın tahsili istemiyle açılmıştır.
Davalı kusurlu olmadığını, ceza davasında beraat ettiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporuna göre, iş sahibinin sigorta işlemleriyle ilgili yazışmalara süresinde cevap vermeyerek sigorta yapılamamış olmasında %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek kusur oranında zararın kısmen kabulüne karar verilmiş karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 07.07.1995 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalı Sait Halim Paşa Yalısı ve çevresine ait onarım, restorasyon ve sair inşaat işlerinin yapımını üstlenmiştir. Sözleşmenin 16. maddesine göre davalı, yapılacak işlerin bünyesine giren bilcümle imalât, malzeme, tesisat ile demirbaşları iş sahibi … Genel Müdürlüğü adına “inşaat bütün riskleri sigortası” yaptıracağı belirtilmiştir. Davalının işe başladıktan sonra yangın aşamasına kadar bu yükümlülüğü yerine getirmediği sabittir. Yapılan sigorta all risk olmayıp, mali sorumluluk ile sınırlıdır. Hükme dayanak raporda sigorta kapsamıyla ilgili yazışmalara süresinde cevap veremeyen iş sahibi idarenin sigortanın zamanında yapılmamasında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de sözleşmenin 16. maddesi uyarınca yüklenici işe başlamadan önce inşaat bütün riskler sigortasını yaptırması zorunludur. Sözleşmede belirtilen sigorta edimi, esasen oluşabilecek tüm zararlardan yükleniciyi de korumaya yöneliktir. İşinin uzmanı sayılan yüklenici sözleşmeyi imzalamadan önce sigorta ile ilgili bilgilere vakıf olmakla yükümlüdür. Öte yandan BK’nın 368. maddesi uyarınca, teslimden önce oluşan zarardan, eseri teslim alması konusunda iş sahibini temerrüde düşürmediği sürece yüklenici sorumludur. O halde 47.464.425.000 TL. zararın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, bilirkişi görüşüyle bağlı kalınarak kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozulması uygun bulunmuştur.
3- Muaccel bir borcun borçlusu, alacak miktarı belirtilmek ve istenilmek suretiyle alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer (BK.101/I.madde). Taraflar arasında sözleşme bulunduğundan davalının usulen temerrüde düşürülmesi gerekir. Davadan önce alacak miktarı belirtilerek istenilmek suretiyle davalının temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadığına göre temerrüd dava tarihinde gerçekleşmiştir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan olay tarihinden faize hükmedilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine kararın (2.) bent gereğince davacı, (3.) bend uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.06.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre faiz başlangıç tarihi dışında kararın onanması gerektiğini düşündüğümden aksine oluşan çoğunluk görüşüne karşıyım.