YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4223
KARAR NO : 2007/7390
KARAR TARİHİ : 22.11.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliğitifi Yönetim Kurulu Başkanlığı
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı-k.davacı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı.Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü
K A R A R
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan müsbet zararın; karşı dava ise ayıplı işler bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-k.davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı-k.davacı iş sahibi, dosya içeriğine göre sözleşmenin feshinde haksız olduğundan, davacı yüklenici lehine müsbet zararın hüküm altına alınması doğru ise de, yöntemi doğru bulunmamıştır. Bu durumlarda kâr kaybının, BK’nın 325. maddesinde açıklanan kesinti yöntemine göre hesaplanması gerekir. Şöyle ki, yüklenicinin, kalan işi yapmamasından dolayı tasarruf ettiği masrafların yanında, ayrıca bu süre zarfında başka bir iş yapmışsa o işten elde ettiği veya elde etmekten kasden kaçındığı bir kâr var ise bunların da araştırılarak sözleşme bedelinden düşülmesi gerekirdi. Mahkemece, yüklenicinin bu süre içerisinde başka bir iş yapıp yapmadığı veya bu süre zarfında başka bir işi yüklenmekten ve dolayısıyla kâr elde etmekten kasden kaçındığı hususları araştırılmamıştır.
Öte yandan, sözleşme ilişkilerinde, takip veya dava tarihlerinden önce alacağa faiz yürütülebilmesi için o alacak miktarı gösterilmek ve talep edilmek suretiyle alacaklının göndereceği bir ihtarname ile borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekir. Somut olayda, dava tarihinden önce böyle bir ihtarnamenin varlığı iddia ve kanıtlanmadığından, dava tarihi yerine, temerrüde düşürücü nitelikte olmayan fesih tarihinin faize başlangıç yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan hükmün yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle davalı-k.davacı iş sahibi yararına BOZULMASINA, iş sahibinin diğer temyiz itirazlarının ise 1.bent uyarınca reddine, 500,00 YTL vekâlet ücretinin davacı-k.davalı yükleniciden alınarak kendisini Yargıtay duruşmasında vekille temsil ettiren davalı-k.davacı kooperatife verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacıya geri verilmesine, 22.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.