Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/44 E. 2006/2304 K. 18.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/44
KARAR NO : 2006/2304
KARAR TARİHİ : 18.04.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı …Ş vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

-K A R A R –

Davalar, İİK.nun 277 vd. maddelerine göre tasarrufun iptali istemiyle açılmış, mahkemece verilen karar davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, temyiz eden alacaklı banka vekilinin istemi üzerine mahkemece 07.07.1998 tarihli tensip kararıyla İİK.nun 281/II. maddesine dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İİK.nun 283/I maddesine göre, tasarrufun iptali davası sabit olduğu taktirde, alacaklı davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını almak yetkisini elde eder. Davanın konusu taşınmaz ise 3. kişi üzerindeki kaydın tashihine gerek olmaksızın taşınmazın satış ve haczini isteyebilir. İİK.nun 281/II. maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararı ile ilgili tasarrufun iptali davası kabulle sonuçlandığı taktirde, alacaklı ayrıca bir icra takibi başlatmasına gerek olmadan tasarrufun iptali davasının açılmasından önce başlatılan icra takibinden alacağını tahsil edeceğinden, bu ihtiyati haciz kararı İİK. 257 vd. maddelerinde yer … ihtiyati haciz kararlarından farklıdır. İİK.nun 257 vd. maddelerine göre alınan ihtiyati haciz kararları sonrası dava alacaklı lehine sonuçlandığı taktirde, İİK.nun 264/III. maddesine göre alacaklının 1 ay içerisinde takip talebinde bulunma zorunluluğu vardır.
Tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati haciz kararı sonrası dava kabülle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmadığı gözden kaçırılarak, İİK.nun 264/III. maddesindeki 1 aylık süreden esinlenmek suretiyle bu dosyada taşınmazlar üzerine konulan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kararın kesinleşmesinden 1 ay sonrasına kadar devamına şeklinde hüküm oluşturulması doğru olmamıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin de uygulaması bu doğrultudadır. (19. Hukuk Dairesi’nin 17.02.2005 tarih 2004/4602 E, 2005/1453 K sayılı ilamı) Kararın temyiz eden banka yararına bu yönden bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK.’nun 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı bankanın temyiz isteminin kabulü ile, kararın 11. sayfasındaki hüküm fıkrası H bendinin temyiz eden davacı banka yönünden karardan tamamen çıkartılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.