Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/5067 E. 2007/6631 K. 25.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5067
KARAR NO : 2007/6631
KARAR TARİHİ : 25.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava 01.08.2002 tarihli sözleşme uyarınca gerçekleştirilen imalât bedelinin tahsiline ilişkindir. Davacı yüklenici 2003 yılında yaptığı imalâtın 2002 yılı fiyatlarıyla bedelinin hesaplanarak kendisine ödeme yapıldığını ileri sürerek oluşan fiyat farkı alacağının tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece imalâtın 2003 yılında gerçekleştirildiği görüşü ile davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sözleşme uyarınca 20.12.2002 tarihinde teslimi gereken imalâta ait projelerin 17.12.2002 tarihinde davalı idare tarafından verilmesi üzerine 18.12.2002 tarihinde imzalanan belgede davacı temsilcisi, ödeneğin aktarılmaması kaydıyla işi 2003 yılında tamamlayacağını kabul etmiştir. Böylece işin 2002 yılı fiyatlarıyla yapılacağı davacı tarafından benimsenmiş olmaktadır. Her ne kadar davacı bu dilekçenin iş bedelinin ödenmeyeceği tehdidi karşısında, baskı altında imzaladığını ileri sürmüş ise de bu iddiasını doğrulayan bir delil sunmamıştır. Öte yandan Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi (BİGŞ) sözleşmenin eki olarak kabul edilmiştir. Davacı 2003 yılında düzenlenen 3 adet geçici hakediş raporunu şartnamenin 39. maddesine uygun biçimde itiraz etmeyerek imzalamakla bunları olduğu gibi kabul etmiştir. Sözleşmede B.İ.G.Ş. sözleşmenin eki olarak kabul edildiğinden HUMK’nın 287. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup mahkemece re’sen gözetilmelidir. Kesin hakedişe yapılan itiraz ise şartnamedeki usule uygun olmadığından geçerli değildir. Bu durumda mahkemece gerek verilen dilekçedeki kabul ve gerekse delil sözleşmesi uyarınca sabit olmayan davanın tümü ile reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamıştır.
Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesinde istenen alacak için avans faizi uygulanması talep edildiğinden, reeskont faizine hükmedilmesi yerinde olmamıştır. Yine davacının ıslah nedeniyle yatırdığı nisbî harcın yargılama giderlerine katılmamış olması da kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 25.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.