YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5194
KARAR NO : 2007/8409
KARAR TARİHİ : 31.12.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada; sözleşme dışı işlere ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak sözleşme içi işlerle ilgili 23 son nolu hakediş bedelinin (100.157,56 YTL), ıslah dilekçesinde ise; sözleşme içi ve sözleşme dışı tüm işleri kapsayacak şekilde çıkarılan tasfiye kesin hesap alacağının (201.320,39 YTL) tahsili istenmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı bakanlık vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı bakanlık vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık, …ili 100 Yataklı Devlet Hastanesi Yapım İşine ait 15.11.1993 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici 18.07.2003 tarihli dilekçesi ile keşif artışının %30’u geçmesi nedeniyle sözleşmenin 9, sözleşme eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin (BİGŞ) 19 ve 2886 Sayılı Kanunun 63. maddeleri uyarınca işin tasfiye edilmesini istemiş, bu talep üzerine Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün 16.10.2003 tarih ve 6943 sayılı olurları ile inşaatın %30 keşif artışı dahilinde ikmal edilememesi nedeniyle tasfiyesine karar verilmiş ve teşekkül ettirilen tasfiye kabul heyetince 18.7.2003 tarihinden geçerli olmak üzere 27.10.2003 tarihinde işin tasfiye kabulü yapılmıştır.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık tasfiye kesin hesap alacağına ilişkindir. Dosya kapsamından; işteki keşif artışının %30’dan fazla olduğu, diğer bir ifadeyle sözleşme dışı işler de yapıldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak sözleşme içi işlerin bedeli sözleşme fiyatlarıyla, sözleşme dışı işlerin bedeli de yapıldıkları tarihteki serbest mahalli rayiçlere göre
saptanır. Hükme esas alınan 11.10.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporunda değinilen kurala uyulmamış, bir ayrım yapılmadan sözleşme içi ve sözleşme dışı tüm işlerin bedeli sözleşme fiyatlarıyla hesaplanmıştır. Davadan önce yüklenici şirket tarafından 2003/677 D.iş sayısı ile delil tespiti yaptırılmış, 5.9.2003 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 19.12.2003 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; işin tasfiye kesin hesabı çıkarılarak yüklenicinin kesin hesap alacağı 183.217,60 YTL olarak hesaplanmıştır. Keşif yapılmaksızın dosyadaki bilgi ve belgelere göre düzenlenen hükme esas raporda ise tespit raporundaki miktar aşılarak davacının alacağı 201.320,39 YTL olarak bulunmuş, ancak aradaki farkın nereden kaynaklandığı ve bu sonuca nasıl ulaşıldığı açıklanmamıştır. Yargıtay denetimine elverir şekilde metrajların dayanaklarının gösterilmemesi, sözleşme içi / sözleşme dışı iş ayrımı yapılmaması, sözleşme dışı işlerin mahalli rayiçler yerine bayındırlık birim fiyatlarıyla hesaplanması, tespit raporu ile aradaki farkın nedenlerinin izah edilmemesi vs. nedenlerle 11.10.2005 tarihli rapor hüküm tesisi için yeterli bulunmamaktadır. O halde mahkemece; bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla, davacı şirket tarafından yapımı gerçekleştirilen işlerin ilk keşfe göre artış oranının ne olduğu, hangi pozdan ne miktar imâlat yapıldığı, bu imalatlardan hangilerinin ve ne miktarının sözleşme içi (%130 dahilinde), hangilerinin ve ne miktarının sözleşme dışı (%130 dışında) olduğu belirlenmeli, metrajda ihtilaf bulunması halinde ise bu miktarlar mahallinde keşif yaptırılmak ve yapılan imalatlar fiilen ölçtürülmek suretiyle saptanmalı, metrajlar kesin olarak belirlendikten sonra sözleşme içi işlerin bedeli sözleşme fiyatlarıyla, sözleşme dışı işlerin bedeli de yapıldıkları tarihteki serbest mahalli rayiçlerle hesaplanmalı, 14.10.1997 tarihine kadar yapılan işlerin kesin hesabı … Asliye Ticaret Mahkemesinin Yargıtay’dan geçerek 6.10.1999 tarihinde kesinleşen 3.6.1999 tarih ve 1998/581 E.-1999/329 K. sayılı ilamı ile çıkarılmış olduğundan ilamla kesinleşen hususlar ile sözleşme eki BİGŞ’nin 39.maddesine göre yöntemine uygun biçimde itiraz edilmeyen hakedişler yüklenici bakımından kesinleşeceğinden ve yüklenicinin bu hak edişlere yönelik talep hakkı düşeceğinden varsa bu şekilde idare yararına oluşan usulî kazanılmış haklar da gözetilerek işin tasfiye kesin hesabı çıkarılmalı ve hasıl olan sonuç çerçevesinde hükme varılmalıdır. Değinilen şekilde bir inceleme ve hesaplama içermeyen yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ ; Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalı bakanlık vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca kabulü ile kararın temyiz eden davalı bakanlık yararına BOZULMASINA, 31.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.