Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/5972 E. 2007/6322 K. 16.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5972
KARAR NO : 2007/6322
KARAR TARİHİ : 16.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasında “sözlü” olarak, davalıya ait … İli … İlçesi, … Mahallesi, … Apartmanında bulunan (1) numaralı konutun, fiziksel engelli olan davalının durumuna elverişli hale getirilmesi amacıyla tadilatının yapılmasına ilişkin sözleşme yapıldığı çekişmesizdir. Davacı yüklenici; davalı iş sahibidir.
Davacı, 18.02.2003 tarihli ve 3009, 3010 ve 3011 numaralı faturaları dayanak olarak, … 4.İcra Müdürlüğü’nün 2003/1489 takip sayılı dosyası üzerinden adi takip yoluyla başlattığı icra takibinde; 7.146.198.000 TL. iş bedeli ve 714.000.000 TL. işlemiş temerrüd faizi olmak üzere, toplam 7.860.198.000 TL. alacağın ödetilmesini istemiş; takip borçlusu davalının, süresindeki vaki itirazı sonucu İİK’nın 62. maddesi gereğince duran icra takibine yapılan itirazın iptâli için aynı kanunun 67. maddesi uyarınca bir yıllık hakdüşürücü niteliğindeki süresi içinde itirazın iptâli davasını açmış bulunmaktadır.
Davalı, iş bedelinin götürü ve 3.500,00 YTL olarak yanlarca kararlaştırılmış olduğunu bildirdiği halde; davacı yüklenici iş bedelinin takip ve dava konusu yapılan tutarda olduğunu ileri sürmektedir. Buna göre, yanlar arasında iş bedelinin tutarı uyuşmazlık konusudur. Borçlar Kanunu’nun 366.maddesi hükmü gereğince, iş bedelinin taraflarca önceden kararlaştırılmamış veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olması durumunda, işin yapıldığı zamandaki piyasa rayiçlerine göre bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece belirlenmesi gerekir. Somut olayda da, iş bedeli tutarında yanlar arasında anlaşmazlık bulunduğuna göre, az yukarıda açıklanan yasal yöntemle iş bedelinin mahkemece saptanması zorunludur. Hükme dayanak alınan 24.11.2005 günlü bilirkişi raporunda ise, davacının yaptığı işlerin bedelinin dava tarihi itibariyle belirlenmiş olduğu açıklanmıştır. O halde, Borçlar Kanunu’nun 366. maddesine aykırı olarak iş bedelini belirleyen bilirkişi kurulu raporu dayanak alınarak mahkemece, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, HUMK’nın 388. ve 389. maddeleri hükümlerine aykırı olarak, kararın infazında tereddüt oluşturacak şekilde davası kabul edilen asıl alacağın işlemiş temerrüd faizi hesaplanmadan “bunun işlemiş faizi üzerinden takibin devamına” şeklinde mahkemece karar verilmiş olması da kabul şekli bakımından doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş; hükme dayanak alınan 24.11.2005 günlü raporu sunan bilirkişi kurulundan, gerekirse yerinde keşif yapılmak suretiyle yukarıda açıklanan yasal yöntemle davacının yaptığı iş bedelinin, davalının kabulü de gözetilerek toplam iş bedelinin 3.500,00 YTL’den aşağı olmayacağı da gözetilerek belirlenmesine yönelik olarak ek rapor alınması ve yapılan iş bedelinden yasal delillerle kanıtlanan ödeme tutarının mahsubu ile davacının hakettiği iş bedeli tutarı hakkında davalının vaki itirazının iptâline ve borçlu temerrüdü gerçekleşmiş ise işlemiş temerrüd faizi de hesaplanarak varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.