Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/5980 E. 2007/6551 K. 23.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5980
KARAR NO : 2007/6551
KARAR TARİHİ : 23.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında yapılan ve Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmü gereğince eser sözleşmesi sayılan “kalorifer ve sıhhî tesisat sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kapsamının doğru olduğu tarafların kabulündedir. Bu sözleşme gereğince, yüklenici davalının yapımını yüklendiği dava dışı SS Tekyıldız Konut Yapı Kooperatifi’nin inşaatının su tesisatı, pis su giderleri ve merkez sistem ana kolonlarının yapım işini alt yüklenici sıfatıyla davacılar yüklenmiştir.
Davada, inşaat alanında bırakılmış olan malzeme bedeli tutarı 3.110,00 YTL.nın nakdi teminat olarak davalıya verilen 3.000,00 YTL.nın, 448,00 YTL ödenmeyen iş bedelinin ve 3.000,00 YTL malzeme bedelinin toplamı olan 9.161,72 YTL.nın davalıdan tahsili istenmiş ve mahkemece fazlaya ilişkin davanın reddi ile 4.732,12 YTL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki tarihsiz ve adî yazılı şekilde yapılan sözleşmede; iş bedeli, yapılan ödemeler ve davalıya davacı tarafından verilen nakdi teminatın güncelleştirilmesine yönelik düzenleme bulunmamaktadır. 08.01.2005 günlü bilirkişi kurulu raporunda; Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmüne uygun şekilde belirlendiği anlaşılan iş bedeli tutarından, davalı tarafça yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra davacının isteyebileceği iş bedelinden kaynaklanan alacağı ile ona iadesi gereken nakdi teminatın toplam tutarının 3.978.407.000 TL. (3.978,40 YTL) olduğu açıklanmış ve davacılar vekili, mahkemeye sunduğu 11.02.2005 günlü dilekçesi ile bu bilirkişi kurulu raporunu kabul ettiğini bildirmiştir. Bu sebeple sözü edilen bilirkişi kurulu raporunda açıklanan miktarda, davalı yüklenici yararına kazanılmış hak oluşmuştur. O halde mahkemece hükme dayanak alınan 19.04.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, az yukarıda açıklandığı üzere; dosya kapsamındaki delillere ve Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmünde öngörülen yasal yönteme uygun olan 08.01.2005 günlü bilirkişi kurulu raporunun yetersiz ve hatalı olan yönleri yeterince açıklanmadan, hükme dayanak alınan rapora itibar edilmesi hukuksal dayanaktan yoksun bulunmaktadır.
Açıklanan sebeple mahkemece yapılacak iş; davanın kısmen kabulü ile 3.978.407.000 TL. (3.978,40 YTL) alacağın dava tarihinden itibaren geçerli olmak ve değişen oranlar da gözetilmek suretiyle yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin davanın reddine karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 23.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.