YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6555
KARAR NO : 2008/1047
KARAR TARİHİ : 21.02.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat…. ile davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava 03.06.2002 tarihli ….. Atıksu Ön Arıtma Tesisi İnşaat Sözleşmesi’nin davalı iş sahibince feshi üzerine, yüklenicinin mahrum kaldığı kâr kaybı ile sözleşmenin ifa edileceğine güvenilerek yapılan masrafların tahsili istemiyle açılmış olup mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda kâr kaybı isteminin kısmen kabulüne, yapılan masraflarla ilgili istemin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davalı iş sahibi sözleşme imzalanmadan önce yeterli araştırmayı yapmadan işin yapılacağı saha dışında oluşan bir engel sebebiyle işin ifası imkansız hale gelince sözleşmenin feshi yoluna gitmiştir. Burada BK.nun 369. maddesi kapsamında bir fesihten sözedilemeyeceğinden davacının her türlü zarar ve ziyanını talep edemeyeceği ortadadır. Ayrıca sözleşmenin ifası için yapılması gerekli olan masraflar da kural olarak talep edilemez. Çünkü yapılacak işte kâr elde edilebilmesi için bu masrafların yapılması esasen zorunludur. Nevarki işin bir bölümü yapıldıktan sonra mukavelenin feshedilmesi halinde işin kalan kısmının ifası bakımından önceden yapılan masrafların tamamının istenemeyeceğinin düşünülmesi de haklı sayılamayacağından yapılan zorunlu giderlerden işin ifa edilen
bölümüne oranlanarak bulunacak kısmının talep edilemeyeceğinin kabulü yerinde ise de yapılmayan bölüme isabet edecek oranda yapılan masrafın davacıya iade edilmesi gereklidir. Bu nedenle mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak sözleşmenin ifa edileceğine güvenilerek yapılan masrafların belirlenmesi, bu masrafların işin yapılmayan kısmına isabet eden miktarınca davacıya ödenmesine karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan kâr mahrumiyeti dışındaki talebin reddi doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekil ile temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8.095,50 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 21.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.