YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/657
KARAR NO : 2007/3556
KARAR TARİHİ : 28.05.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 11.07.1998 tarihli kat karşılığı eser sözleşmesi gereğince davalıya ödenen 11.500.000.000 TL.nın iadesi ve buna bağlı olarak munzam zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı avukatının karar başlığında gösterilmemesi maddi hatadan kaynaklanmış olup her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Borcun ifa edilmemesi yüzünden uğranılan zarar BK’nın 103. maddesi uyarınca temerrüt faizi ile karşılanır. Aynı Kanunun 105. maddesi uyarınca temerrüt faizi ile karşılanamayan zararın borçlu tarafından kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceği ispat edilmedikçe munzam zarar olarak ayrıca ödenmesi gerekmektedir. Böyle bir zararın ödemeden sonra zamanaşımı süresi içinde açılacak bir davada ödenmesi talep edilebileceği
gibi asıl alacakla birlikte talep olunması da mümkündür. Herne kadar birleştirilen davada ödenen paranın denkleştirilmesi istenmiş ise de hukukî dayanağının BK’nın 105. maddesindeki munzam zarar alacağı olduğu tartışmasızdır. Bu nedenle ek dava munzam zarar istemi olarak değerlendirmeye tâbi tutulmuştur. Ancak enflasyonun yüksek seyretmesi, döviz fiyatlarındaki aşırı artışlar TEFE, TÜFE fiyatlarındaki değişiklikler bizatihi munzam zararın ispatı için yeterli olmayıp davacı alacaklı munzam zarar alacağının oluştuğunu fiilen ispatlamak durumundadır. Örnek olarak göstermek gerekirse alacağın zamanında ödenmemesi sebebiyle icra takibine maruz kalınması, bankadan alınan krediye gereksiz faiz ödenmesi veya alacaklının mallarının değerinden düşük fiyatla satılması gibi sebeplerle zararın oluştuğu ispatlanmalıdır. Bu konuda Daire’mizin ve Yüksek Hukuk Genel Kurulu’nun istikrarlı uygulamaları da aynı doğrultudadır (Hukuk Genel Kurulu’nun 2003/15-587 E., 2003/766 K., 26.05.2004 gün, 2004/15-308 E., 300 K. sayılı kararları).
Bu nedenle mahkemece sadece TEFE, TÜFE fiyatlarındaki artışa bağlı kalınarak belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Yapılacak iş munzam zararla ilgili somut delillerini ibraz etmesi için davacıya … verilmesinden ve bundan sonra alınacak bir raporla belirlenecek munzam zararın tahsiline karar verilmesinden ibarettir.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı …’ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.