YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6613
KARAR NO : 2007/452
KARAR TARİHİ : 30.01.2007
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş sahibi davalıya ait olan ve “… Sokak No:5-…” adresinde bulunan binanın dış cephesinin davacı yüklenici tarafından boyanması işinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin istemine ilişkindir. Bedeli uyuşmazlık konusu olan işin yapımına ilişkin ve hukuksal niteliğinde BK.nun 355. maddesi hükmüne uygun “sözlü eser” sözleşmesinin yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, ödenmediği ileri sürülen 4.000,00 YTL kısmi iş bedelinin ödenip ödenmediğinden kaynaklanmaktadır. İş bedeline mahsuben (2.784,00 YTL)nın davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibinden tahsil edilmiş olduğu tarafların da kabulündedir. Davalı, tüm iş bedelinin ödenen miktar olduğunu ve bu miktarın tamamını ödediğini savunmuş; davacı ise, tahsil edilen miktarın sadece malzeme bedeli olduğunu ileri sürmüştür. O halde, yanlar arasında akdi ilişkinin varlığında uyuşmazlık olmamasına karşın, iş bedeli tutarında uyuşmazlık bulunmaktadır. BK.nun 366. maddesi hükmü gereğince, taraflarca önceden iş bedeli kararlaştırılmadığından işin yapıldığı zamandaki piyasa rayiçleri gözetilerek inceleme konusu işi bilir bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığı ile gerektiğinde yerinde keşif yapılmak suretiyle iş bedelinin mahkemece belirlenmesi gerekmektedir. Bu yasal nedenlerle, mahkemece açıklanan hususlar gözetilmeden sadece işçilik bedelinin bilirkişi incelemesi sonucu saptanarak ve bilirkişi raporu dayanak alınarak 1.109,18 YTL alacağa hükmedilmesi doğru olmamıştır.
BK.nun 101/1. maddesi gereğince, istenebilir bir alacağın borçlusu alacaklının ihtarıyla borçlu temerrüdüne düşürülebilir. Somut olayda, dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmüş olduğu, davacı tarafça kanıtlanmadığı halde, davası kabul edilen miktara mahkemece 30.11.2003 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması da kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; az yukarıda açıklandığı üzere, dava dosyası kapsamına rapor sunan bilirkişiden işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre işçilik ve malzeme dahil tüm iş bedeli tutarının Borçlar Kanunu’nun 366. maddesindeki yasal yöntemle belirlenmesine yönelik ek rapor alınması ve ödendiği uyuşmazlık konusu olmayan 2.784,00 YTL.dan fazla miktarda iş bedelinin saptanması durumunda ödenen bu miktarın mahsubu ile geriye kalan iş bedelinin ödendiği hususunda savunmasını yasal delillerle kanıtlayabilmesi için davalıya olanak verilmesi ve bu kapsamda yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı sunulmaması durumunda “yemin deliline” dayandığından davalıya yemin önerme hakkının hatırlatılmasıyla varılacak sonucuna göre; iş bedelinin belirlenecek miktardan az olması durumunda ise davanın reddine karar vermekten ibaret olmalıdır.
Mahkemece yukarıda açıklanan tüm bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı tarafın temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.01.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.