Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/666 E. 2007/3496 K. 24.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/666
KARAR NO : 2007/3496
KARAR TARİHİ : 24.05.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı arsa sahibi davalı yüklenici kooperatif ile yapılan 15.01.1988 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince arsa sahibine bir daire verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak özleşmenin düzenlenmesinden sonra imar plânında yapılan değişiklik ile önceden inşaatın 5 katlı olarak yapılması mümkün iken bunun 18 kata çıkartıldığı iddia edilerek, fazladan yapılan katlardan sözleşme hükümlerine göre davacıya isabet eden pay ile bu kısmın aidiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti, fazla dairelerin davalı tarafından … olduğunun anlaşılması halinde ise şimdilik 120.000,00 YTL.nın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, imar plânı tadilinden sonra imar durumuna uygun olarak toplam 803 m2 daha az kapalı alanlı olarak inşaat yapılmış olduğunu açıklayan bilirkişi kurulu raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir. Alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
HUMK’nın 275 ve devamı maddelerine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde mahkeme bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken görüşünün dayanağı olan somut ve özel nedenleri raporunda belirtmek zorundadır. Ancak bu şekilde hazırlanmış rapor hükme esas alınabilir ve denetimi mümkün olur.
Bilirkişi raporunda imar plânı tadilatından sonraki imar durumuna uygun olarak toplamda 803 m2 daha az kapalı alanlı olarak inşaat yapıldığı açıklanmış ise de, inşaattaki kat sayısı arttığı halde bunun yapılacak bağımsız bölüm sayısını olumlu ya da olumsuz yönde ne miktarda (oranda) etkilediği hususu denetime elverişli olacak şekilde açıklanmamıştır. Davacı vekili bu rapora dayanaklarını da göstermek suretiyle itiraz etmiş, mahkemece itirazları karşılayacak şekilde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gibi ek rapor da alınmamıştır.
O halde mahkemece mahallinde yeni bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yapılarak davacı vekilinin ilk bilirkişi raporuna itirazları da gözönünde bulundurulmak suretiyle imar plânındaki değişikliğin inşaattaki bağımsız bölüm sayısına etkisi incelenerek bağımsız bölüm sayısında bir artış meydana geldiğinin saptanması durumunda, yanlar arasında düzenlenen sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmadığından sözleşmedeki paylaşım oranı dikkate alınarak bir sonuca varılmalıdır.
Eksik inceleme ve yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 24.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.