Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/6709 E. 2007/2562 K. 19.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6709
KARAR NO : 2007/2562
KARAR TARİHİ : 19.04.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı … vekili avukat … , davalı … vekili avukat …. Diğer davalılar gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava İİK’nın 277 vd. maddeleri uyarınca açılmış ve borçlu şirkete ait, üzerinde benzin istasyonu bulunan taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptâli istenmiştir. Mahkemece taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli arasında fark bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının davalı …’ya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nın 280. maddesi uyarınca, mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu malî durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptâl edilebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre de ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan şahsın borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiği kabul olunur. Bu karinenin aksi, iptâl davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az 3 ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin maddede belirtilen ilanların yapıldığının ispatı halinde kabul olunabilir. Dava konusu olayda devredilen taşınmaz borçlu şirketin ticarî işletmesine dahil olup davalılardan …’in şirket ortaklarının akrabası olması nedeniyle tasarrufun … yönünden iptâle tâbi olduğu ortadadır. Ne var ki davalı … taşınmazı elden çıkarmış olup diğer davalının hakkında açılan dava da ispatlanamadığından, İİK’nın 283/II. maddesi uyarınca taşınmazı elden çıkarttığı tarihteki gerçek değeri saptanarak bedelinin takip konusu alacak ve fer’ilerini geçmemek üzere davalı …’den tahsiline karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davalı … hakkındaki davanın da reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı yararına ve davalı … aleyhine BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalı …’den alınarak vekille temsil olunan davacıya, yine aynı miktar vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Mustafa’ya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0.90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.