Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/7210 E. 2006/7669 K. 27.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7210
KARAR NO : 2006/7669
KARAR TARİHİ : 27.12.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin yüklenicinin edimini sözleşme hükümlerine ve imar mevzuatına uygun şekilde ifa etmemesi nedeniyle feshi, yüklenici ile yükleniciden pay satın alan kişiler adına oluşturulan tapu kayıtlarının iptal ve tescili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece tapu kaydında malik olmayan davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir. Dava konusu hak üzerinde tasarruf yetkisi bulunan kişi o davada gerçek davacı niteliğini haizdir. Bu nedenle davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğunun belirlenmesi usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur.
Somut olayda davacılar ile davalı yüklenici … arasında arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi imzalanmış olup, tapu kayıtlarının bu sözleşme gereğince yüklenici ve diğer davalılara intikâl ettirildiği iddia edilmiştir. Davacılar sözleşmenin tarafı olduklarından BK.106-108.maddeleri hükümlerine göre koşulları varsa akdin feshi yanında sözleşme gereği verdiklerini geri isteme ve mülkiyet hakkına dayandıklarından hakkı dava etme yetkileri ile davacı sıfatları (aktif husumet ehliyetleri) vardır.
Bu durumda mahkemece taraf delilleri toplanıp işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; husumetten red halinde avukatlık ücreti karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi’nin 7/2 maddesi ile ikinci kısım ikinci bölümü uyarınca maktu vekâlet ücretinden fazla olamayacağı halde dava değerine göre davacılar aleyhine fazla nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur.
Belirtilen nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 27.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.