Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/7532 E. 2007/7619 K. 28.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7532
KARAR NO : 2007/7619
KARAR TARİHİ : 28.11.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı … müdahil vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının ve müdahilin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı idare iş sahibidir. Yanlar arasında düzenlenen “Bursa Gürsu Atatürk İlköğretim Okulu 18 Derslik Ek Bina İnşaatı” işine ait 14.07.1999 tarihli sözleşme uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşmenin 2/F maddesinde Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin (B.İ.G.Ş) sözleşmenin eki olduğu belirtilmiştir. Anılan şartnamenin 40.maddesi “Kesin Hakediş Raporu ve Hesap Kesilmesi” başlığını taşımakta olup, kesin hakedişin yükleniciye ödenmesi ile ilgili olarak, şartnamenin 39.maddesine atıfla, “hakediş raporunun müteahhitçe imzalandığı tarihten başlamak üzere en geç sözleşmesinde yazılı sürenin sonunda, eğer sözleşmede bu hususta bir kayıt yoksa 30 gün içinde tahakkuka bağlanacağı, bu tarihten başlamak üzere 30 gün içinde de yükleniciye ödeme yapılacağı” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm Daire’mizin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre kesin ve belli ödeme gününü değil, alacağın muaccel (istenebilir) hale geldiği zamanı gösterir. Başka bir deyişle, ödeme için öngörülen süre kesin bir vadeye bağlanmamış, kesin vadeli işlem değilse, bu sürenin geçmiş olması borçluyu kendiliğinden temerrüde düşürmez. Borçlunun temerrüdü için, ayrıca alacaklının ödeme ihtarında bulunması zorunludur (BK.101/I.m).
Somut olayda; yüklenicinin kesin hesap alacağı olarak saptanan 31.011.976.955 lira yönünden, davalı iş sahibinin usulen temerrüde düşürülüp düşürülmediği araştırılmadan, muacceliyeti gösteren şartname hükmüne göre 60 günlük süre sonundan başlayarak temerrüt faizine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Diğer yandan, 19.12.2000 tarihinde, yüklenicinin 5 nolu hakedişinden kesilerek emanete alınan 5.400.000.000 lira yönünden, davacı, 01.05.2001 tarihinde idareye verdiği dilekçe ile ödeme talebinde bulunduğundan, 01.05.2001 tarihi temerrüde esas alınarak, bu tarihten ödemenin yapıldığı 07.10.2002 tarihine kadar geçen süre için hesaplanacak temerrüt faizi hüküm altına alınmalıdır. Kesin hesap alacağı 31.011.976.955 lira yönünden ise, idarenin usulen temerrüde düşürülüp düşürülmediği araştırılarak, ıslah talebi ile ek davadaki talep de gözetilmek suretiyle, temerrüde düşürülmüş ise, temerrüt tarihinden kısmi ödemenin yapıldığı 31.12.2002 tarihine kadar, temerrüde düşürülmemiş ise, dava açılmakla idare temerrüde düşmüş olacağından, davanın açıldığı 03.07.2002 tarihinden ödemenin yapıldığı 31.12.2002 tarihine kadar işlemiş temerrüt faizine hükmedilmelidir.
Tüm bu yönler gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalının ve müdahilin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle kararın temyiz eden davalı … müdahil yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden müdahile geri verilmesine, 28.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.