Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/913 E. 2006/1807 K. 28.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/913
KARAR NO : 2006/1807
KARAR TARİHİ : 28.03.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesine dayalı olarak açılmış olup, takip borçlusu davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı, … Mahallesi … Sokak’daki evinin tadilat işinin yapı için davalı ile “sözlü” sözleşme yaptığını ve (47.500.000.000) TL iş bedeli ödediğini ve (6.850.000.000) TL tutarında malzeme teslim ettiğini ancak davalı işi tamamlamadan terk etmesi sebebiyle iadesi gereken (18.280.844.406) TL.nin davalı tarafından geri verilmemesi sonucu hakkında … 9.İcra Müdürlüğünün 2004/9647 takip sayılı dosyası üzerinden başlatmış olduğu icra takibine haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, süresindeki davada davalının itirazının iptalini istemiştir.
Davalı, “sözlü” sözleşmenin davacı ile değil, davacının kocası … … ile kendisinin temsile yetkili olduğu dava dışı … Yapı Ltd.Şti arasında yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın “pasif husumet” yönünden reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan ve kapsamlarına karşı taraflarca da herhangi bir itiraz ileri sürülmeyen 30.06.2004 ve 02.07.2004 günlü “tahsilat makbuzu” başlıklı belgelere göre; makbuzlarda yazılı iş bedellerinin, … … tarafından “… Yapı ve Dekorasyon” isimli şahıs firmasına ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, davacı vekili de, temyiz dilekçesinde bu şahıs şirketinin … Ticaret Sicilinin (49137) sıra numarasında tescilli bulunan davalı …’e ait olduğu bildirilmiştir.
Az yukarda açıklandığı üzere, davalı öncelikle “sözlü” sözleşmenin davacı ile yapılmadığını ileri sürerek “aktif husumet” itirazında bulunmuştur. Somut olayda, HUMK.nun 288 ve izleyen madde hükümleri gereğince; davacı ile davalı arasında “akdi ilişki” kurulmuş olduğunun yasal ve yazılı delillerle davacı tarafından kanıtlanması gerekir. (T.M.K. Md.6) Dosya kapsamındaki tüm delillerin değerlendirilmesi sonucu, davalı ile uyuşmazlık konusu akti ilişkinin davacı tarafından kurulduğu yasal delillerle kanıtlanamamıştır. Davada taraf ehliyeti, dava … olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetilir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da; davanın “aktif husumet” yönünden reddi yerine; mahkemece “pasif husumet” yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeplerle bozulması gerekir ise de; gösterilen gerekçenin yanlışlığının düzeltilmesi mahkemece yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/son maddesi gereğince gerekçesinin ve ayrıca aynı Yasa hükmünün 7.fıkrası uyarınca da hüküm fıkrasının (1.)bendinin değiştirilerek düzeltilmesiyle sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın gerekçesinin yukarda açıklanan şekilde değiştirilmesine ve hüküm fıkrasının; “Davanın pasif husumet yönünden reddine” içerikli birinci bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine birinci bent olarak, “Davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine” cümlesinin eklenmesine ve kararın değiştirilerek düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.