YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1220
KARAR NO : 2007/4980
KARAR TARİHİ : 18.07.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesine dayalı imalâtın reddiyle iş bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Davalı reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesinleşen ilâma göre eserin reddi gerektiği anlaşıldığından dava kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık BK’nın 355. ve devamı maddelerinde yer alan eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Kural olarak eser sözleşmelerinde yapılan şey, iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kaidesine göre kabule icbar edilemiyeceği derecede kusurlu veya mukavele şartlarına muhalif olursa iş sahibi, o şeyi kabulden imtina edebilir (BK.360.madde).
Somut olayda davalının imâl ettiği 5 adet filtrenin işe yaramadığı iddia edilmiştir. Bu hususun saptanması özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden uzman bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerekir (HUMK.275.madde).
Mahkemece bilirkişi görüşü alınmadan iş bedelinin tahsili istemiyle davalının yaptığı takibe vâki itirazın iptâline ilişkin 2002/62 Esas ve 2003/383 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla yetinilmiştir. Oysa 17.02.2003 tarihli raporda, eserin reddinin gerektiği belirtilmeden istenilen değerleri sağlaması için tasarımının ve montajının tekrar gözden geçirilmesinin gerektiği belirtilmiştir. Görülüyor ki raporda eserin reddinin gerektiği hususunda bir açıklamaya yer verilmediğinden hükme dayanak yapılamaz. O halde mahkemece yapılması gereken iş, eserin mevcut haliyle ıslah edilmek suretiyle kullanılıp kullanılamıyacağı veya tümüyle reddi gerektiği uzman bilirkişiye incelettirilmeli, reddi gerekiyorsa şimdiki gibi dava kabul edilmeli, aksi durumda ıslahla kullanılabileceği anlaşılırsa gereken bedel dava tarihindeki rayiçlere göre hesaplattırılıp hüküm altına alınmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle hükme varılması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.