YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/125
KARAR NO : 2007/3192
KARAR TARİHİ : 10.05.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalılar vekili avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Dava, muvazaa nedenine ( BK.mad.18 ) dayalı iptal davasıdır. Kural olarak üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları zarar gördüğü takdirde tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü muvazaalı bir hukuki işlem ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi, ona karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir. Ancak üçüncü kişilerin muvazaalı işlem ile haklarının zarar gördüğünün kabul edilebilmesi için, onun muvazaalı işlemde bulunandan bir alacağının olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla muvazaalı işlemin yapılması gerekir.
Somut olayda; davacının davalılardan …’tan vadesi gelmiş bonoya dayalı alacağı bulunduğu ve bu borcun ödenmesini önlemek için borcun vadesinden kısa süre sonra dava dilekçesinde açıklanan şekilde muvazaalı taşınmaz satışının gerçekleştirildiği iddiasıyla bu dava açılmıştır. Bedeller arasındaki aşırı fark ve davalıların, kardeş olmaları dikkate alındığında işlemin muvazaalı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için satış işleminin kendisi yönünden geçersizliğini sağlamaktır. Davacının bu hakkı ayni değil şahsi sonuç doğurur. Bu durumda, olayda kıyasen uygulanması gereken İİK’nın 277. ve devamı maddeleri uyarınca davalı … adına intikal eden tapu kaydı iptal edilmeksizin, davacıya alacağını tahsil edebilmesini sağlamak amacıyla taşınmazın haciz ve satışını isteme yetkisi verilmesi gerekir. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak, davalı …
adına olan tapu kaydının iptaliyle diğer davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK.’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca kararın hüküm fıkrası bir numaralı bendinin dört ve beşinci satırlarında yer alan “taşınmazın davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline” kelimelerinin karardan çıkartılmasına, yerine “davacıya Akhisar 2.İcra Müdürlüğü’nün 2006/524 sayılı takip dosyasına konu alacağını tahsil edebilmesi için haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına ” kelimelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle Düzeltilerek ONANMASINA, 500,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.843,50 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 10.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.