Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/1278 E. 2008/2831 K. 28.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1278
KARAR NO : 2008/2831
KARAR TARİHİ : 28.04.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalılar vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı, davalıların murisi …’ın mülkiyetinde bulunan 94 ada 9 parsel nolu arsa üzerine inşaat yaptığını, inşaatın tamamlanıp teslim edildiğini, buna rağmen yapıdaki 1 nolu dairenin %50 tapusunun kendi adına intikal ettirilmediğini, malik …’ın ölümünden sonra mirasçıları olan davalıların devre yanaşmadıklarını ileri sürerek 1 nolu dairenin %50 tapu payının iptâli ile adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde tespit olunacak bedelinin ödetilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevabında, davacı ile aralarında akdî ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişler, mahkemece devir için geçerli bir sözleşme bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerçekten de, tapuda pay devrini içeren sözleşmenin geçerli olabilmesi için (BK.213, TMK.706, TK.26 ve N.K.60. madde uyarınca) sözleşmelerin noterde düzenleme şeklinde veya tapuda resmi şekilde yapılması zorunludur. Bu şekilde yapılmayan sözleşmelere dayanarak tapu devri istenmesi mümkün değil ise de, geçersiz bir sözleşmeye dayanarak eserin teslim edilmesi halinde sözleşmelerin geçersizliğinin ileri sürülmesi MK.2. maddesindeki iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz. Dosyada mevcut Mudanya Noterliği’nin 05.05.1998 gün ve 04074 nolu düzenleme şeklinde vekaletnamesinden, …’a ait 94 ada, 9 parseldeki arsaya, davacının inşaat yapacağı ve bunun karşılığında kendisine 2 nolu
dairenin tamamı ile 1 nolu dairenin %50’sinin tapusunun verileceği kabul edilmiştir. Davacı da bu belgeye dayanarak inşaatı tamamlamış ve 2 nolu dairenin tapusu istediği kişiler üzerine geçirilmiştir. Bu durumda akdin geçersizliğinin ileri sürülmesi iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağından kural olarak davacının 1 nolu dairenin tapusunun %50’sini talep edebilecekleri kabul edilmelidir. Nevar ki davalılar iskân ruhsatının alınmadığını savunduklarından mahkemece bu konu üzerinde durularak ve gerektiğinde davacıya inşaatı ruhsat alımına uygun hale getirebilmesi için mehil verilerek inşaatın yasal olarak teslimi gerçekleştiği takdirde tapunun iptâline ve davacı adına tesciline karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucunda davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.