YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2052
KARAR NO : 2008/3111
KARAR TARİHİ : 09.05.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Davacılar : 1- … Finans A.Ş. 2- … Tarım San. ve Tic.Ltd.Şti.
Vek.Av. …,…
Vek.Av. …,…
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat … ile davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava sera yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacılar iş sahibi davalı ise yüklenicidir. Davacılar, davalının yapıp teslim ettiği seranın ayıplı imâl edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsilini talep ve dava etmişler, mahkemesince davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Açılan dava ayıp ihbarının süresinde yapılmadığından bahisle reddedilmiştir. Gerçekten de Borçlar Kanunu’nun 359 ve 360. maddeleri uyarınca iş sahibi eserin tesliminden sonra imkânını bulur bulmaz eseri muayene etmeye ve ayıpları varsa bunu yükleniciye bildirmeye mecburdur. Eserdeki ayıp daha sonra ortaya çıkmış ise bunu da süresinde ihbar etmelidir. Aksi takdirde yüklenici sorumluluktan kurtulur. Ayıp ihbarının yapılması ise şekle tabi olmayıp her türlü delille ve bu arada şahitle de ispatlanabilir. Her ne kadar 16.06.2004 tarihli faks yazısı ile eserdeki ayıp kabul edilmiş ise de bu belge davalı yanca inkâr edilmiş ve davalıya aidiyetide saptanamamış olduğundan mahkemenin ayıp ihbarının yapıldığını kanıtlar nitelikte olmadığına dair kabulü yerinde ise de mahkemece
./..
s.2
15.H.D.
2007/2052
2008/3111
ifadeleri alınan taraf şahitlerinin beyanlarından ayıp ihbarının yapıldığı ve davalının ayıpların giderilmesi için bir kısım onarımları da yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece süresinde ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilerek davanın esası hakkında inceleme yapılıp deliller takdir olunarak gerektiğinde raporlar arasındaki çelişki de giderilerek dava karara bağlanmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 09.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.