YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2170
KARAR NO : 2008/3407
KARAR TARİHİ : 27.05.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Vek. Av. …
Yukarıda tarih ve numarası yazılı taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukatı … ile davalı vekili avukatı …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, yanlar arasında yapılan istisna akdi gereğince; davacı şirketin, davalı … Anlama’ya ait “ …” adresinde bulunan eski deforme binanın statik açıdan da güçlendirilerek ve kontur gabarisi dışına çıkılarak yenilenip villa haline getirilmesi işini yüklendiğini; yazılı olarak yapılan teklifin davalı tarafından kabul edildiğini ve icabın kabulü ile oluşan yazılı sözleşme konusu işler ile sözleşme dışı işlerin yapılarak 01.07.2004 tarihinde davalı iş sahibine teslim edilmiş olmasına karşın, 324.757,00 YTL tutarındaki toplam iş bedeline mahsuben davalının 191.000,00 YTL ödemede bulunduğunu ileri sürerek, 133.757,00 YTL alacağın 01.07.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; Yanlar arasında davacının fiyatları da gösterir şekilde yazılı olarak yapıldığı ileri sürülen teklifin kabulü ile sözleşme yapılmadığını; iş bedeli tutarının yanlarca kararlaştırılmamış olduğunu, toplam 191.000,00 YTL iş bedelinin ödenmiş bulunduğunu, sözlü olarak, yapılması kararlaştırılan işlerin bedelinin ödendiğini, istenen iş bedelinin fazla olduğunu bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
GK
./..
s.2
15.H.D.
2007/2170
2008/3407
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 84.842,97 YTL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen ve Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere, niteliğince bir eser sözleşmesi olan sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup; ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı taraf, yapılması yüklenilen işi ve bedellerini gösterir yazılı teklifin davalı tarafından kabul edilmesi sonucu yanlar arasında yazılı sözleşmenin kurulmuş olduğunu; sözleşme konusu işlerin ve sözleşme dışı işlerin yapılarak teslim ettiğini iddia etmekte, davalı ise, yanlar arasında yazılı şekilde icap-kabul şeklinde de olsa, sözleşme yapılmadığını, “sözlü” olarak yapılan sözleşme gereğince yapımı yüklenilen işlerin bedelinin davacı yükleniciye ödenmiş olduğunu savunmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 1. maddesi hükmü gereğince, iki taraf karşılıklı ve birbirlerine uygun olarak onaylarını beyan ettikleri takdirde sözleşme yapılmış olur. Kabul için süre konulmaksızın, bir kimseye karşı yapılan öneri, onun tarafından hemen kabul edilmezse yanlar arasında sözleşme kurulmuş olmaz. (BK. mad. 4,5.) Somut olayda da, davacı tarafından yapıldığı ileri sürülen yazılı teklifin, davalı tarafından kabul edilmiş olduğunu davacı yüklenici, yasal delillerle kanıtlayamamıştır. O halde, yüklenici tarafından yapıldığı saptanan işler hakkında yanlar arasında “sözlü olarak” eser sözleşmesinin yapılmış olduğunun kabulü gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi gereğince, taraflarca önceden kararlaştırılmamış veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olan iş bedeli, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılarak inceleme sonucu mahkemece belirlenir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık da esas olarak iş-eser bedeli tutarından kaynaklanmaktadır. Bu hukuksal sebeple, anılan yasa hükmünde öngörülen yasal yöntemle yüklenici davacının hakettiği iş bedeli tutarının belirlenmesi gerekirken, yanlar arasında iş bedeli kararlaştırılmış yazılı sözleşme varmışçasına, sözleşme konusu işlerinin bedelinin teklif fiyatlarına göre, sözleşme dışı işlerin ise, serbest piyasa fiyatlarına göre belirlenmiş olduğunu açıklayan bilirkişi kurulu raporunun mahkemece hükme dayanak alınması doğru olmamıştır.
Diğer yandan, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 5. maddesi gereğince, yapı denetimi hizmet sözleşmelerinin yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında yapılması ve hizmet bedelinin de yapı sahibi tarafından ödenmesi gerektiği ve somut olayda da yapı denetim sözleşmesinin iş sahibi davalı tarafından yapılmış olduğu gözetilmeden; yapı denetim bedeli de dava konusu olmadığı; proje ve İGDAŞ mühendislik bedeli de dava edilmediği halde, HUMK’nun 74. maddesi hükmüne aykırı olarak, yapı denetim ve ruhsat işleri hizmet bedeli tutarı olan 4200,00 YTL ile proje ve İGDAŞ mühendislik hizmet bedeli olan 600,00 YTL’nin KDV’si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
GK ./..
s.3
15.H.D.
2007/2170
2008/3407
O halde, mahkemece yapılacak iş; hükme dayanak alınan bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak veya yeniden uzman bilirkişi kurulu oluşturularak yerinde keşif ve inceleme yapılmak suretiyle, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre ve Borçlar Kanunu’nun 366. maddesinde öngörülen yasal yöntemle yüklenici davacının hakettiği istenebilir iş bedeli tutarının saptanması ve yapılan ödemenin mahsubuyla varılacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiğinden 550,00 YTL. duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…
…