Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/2180 E. 2007/4219 K. 20.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2180
KARAR NO : 2007/4219
KARAR TARİHİ : 20.06.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’ın sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacılardan … yüklenici, diğer davacı … ile davalılar arsa sahibidir. Davacı … ile arsa sahipleri arasında noterden düzenleme suretiyle yapılan 29.06.1998 tarihli sözleşme uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı …, bu davasıyla sözleşme uyarınca kendisine verilmesi gereken dava dilekçesinden kat ve numaralarını belirttiği 6 adet bağımsız bölümün davalılar adına olan tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Davacı yüklenicinin inşaat yaptığı yer 309 Ada 25 parsel olup, halen tapuda arsa olarak müşterek mülkiyet (paylı mülkiyet) şeklinde arsa sahipleri adına kayıtlıdır.
Davacı yüklenici …’in 6 adet bağımsız bölümün adına tescilini isteyebilmesi için bu bağımsız bölümlere ait arsa paylarının belirlenmesi ve tapuya işlenmesi yani kat irtifakının kurulması gerekir. İnşa olunan binada sözleşme gereği hangi bağımsız bölümlerin davacı yükleniciye, hangilerinin de arsa sahiplerine ait olduğu belirgin olup, mahkemece sözleşmenin taraflarına isabet eden her bir bağımsız bölüme düşen arsa payları bilirkişi aracılığı ile saptanmadan sadece bağımsız bölüm numaraları belirtilerek davacı adına tescile karar verilmesi doğru olmamıştır. Tapu cevabı ve dosya içeriğine göre kat irtifakı kurulmadığı anlaşıldığından, mahkemece verilen tescil kararının bu aşamada infaz kabiliyeti yoktur. HUMK’nın 388.ve 389. maddelerince taraflara bahşedilecek hak ve mükellefiyetlerin hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerekir.
Davacı yüklenici …’in tapu iptali ve tescil talebi, sözleşme gereği kendisine bırakılacak bağımsız bölümlerin arsa paylarının davacıya aidiyetinin tespitini de kapsar. O halde, mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle binanın tümü gözetilerek her bir bağımsız bölüme isabet eden arsa paylarının liste halinde ayrı ayrı saptanması için konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmalı ve böylece dava edilen dairelerin payları oranında davacı …’e aidiyetinin tespitine karar vermekle yetinilmelidir.
Mahkemece üzerine bina inşa olunan taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde arsa sahipleri adına kayıtlı olduğu gözardı edilerek taşınmazın müşterek mülkiyete çevrilmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, hukuken yerine getirilmesi olanaklı bir karar verilmesi gerekirken, yerine getirilme kabiliyeti olmayacak şekilde tescile karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine, 20.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.