Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/2274 E. 2008/3408 K. 27.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2274
KARAR NO : 2008/3408
KARAR TARİHİ : 27.05.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, yanlar arasında yapılan sözlü eser sözleşmesi gereğince, davalıya ait (7) numaralı parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan iki dubleks ve dört adet apart dairenin kaba inşaatının tadilat ve tamiratı ile ilavelerini yaparak davalı iş sahibine teslim etmiş olduğu halde, bakiye 21.097.325.000 TL. (21.097,32 YTL) iş bedelini ödemediğini ileri sürerek, 30.09.2000 tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, Borçlar Kanunu’nun 355.maddesinde tanımlandığı üzere; taraflar arasında bir eser sözleşmesi bulunmadığını, sadece öz kardeşi olan davacının inşaat işlerine nezaret ettiğini, yaptığı işlerin bedelinin tümünün ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 9.275.494.373 TL. alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

./..
s.2
15.H.D.
2007/2274
2008/3408

2- Davada, uyuşmazlık konusu alacağa ticari reeskont faizi uygulanarak tahsiline karar verilmesi istendiği ve uyuşmazlık ticari işten kaynaklandığı halde; mahkemece, gerekçe gösterilmeksizin davası kabul edilen alacak kısmına değişen oranlar da gözetilerek reeskont faizi yerine, yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yanlar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı gibi iş bedeli tutarına yönelik olarak da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 366.maddesi hükmü gereğince, iş-eser bedeli önceden taraflarca kararlaştırılmamış ise, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu mahkemece belirlenir. Hükme dayanak alınan 02.08.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise, inşaat işlerinin yapım bedelinin 2000 yılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı birim fiyatlarına göre hesaplandığı açıklanmış olup; iş bedelinin açıklanan yöntemle belirlenmiş olması, yukarıda açıklandığı üzere Borçlar Kanunu’nun 366.maddesi hükmüne aykırıdır. O halde, anılan Yasa hükmünde öngörülen yasal yöntemle inşaat işleri bedelinin saptanması gerekmektedir.
Mahkemece yapılacak iş, 02.08.2005 günlü raporu sunan bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak veya gerekli görüldüğünde uzman bilirkişi kurulu oluşturularak yerinde keşif ve inceleme yapılmak suretiyle Borçlar Kanunu’nun 366.maddesi hükmünde öngörülen yasal yöntemle, tarafların itirazları da değerlendirilip cevaplandırılarak yüklenicinin hakettiği istenebilir iş bedelinin belirlenmesi ve yapılan ödemenin mahsubuyla varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan bu sebeplerle de, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2.) bentte açıklanan nedenle davacı yararına; (3.) bentte açıklanan sebeplerle de diğer temyiz itirazlarının kabulü ile taraflar yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduklarından 550,00’şer YTL duruşma vekâlet ücretinin karşılıklı alınarak taraflara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 27.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.