YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2453
KARAR NO : 2007/4969
KARAR TARİHİ : 18.07.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
– K A R A R –
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle Gaziemir Evka-7 Toplu Konut alanında yapılan kaba ve ince inşaat işleri nedeniyle düzenlenen 03.12.1998 tarihli fesih sözleşmesinin 4. maddesinde; sözleşme kapsamında yapımı öngörülen işler tamamlanıp kesin kabulü yapılıncaya kadar yüklenicinin idareye verdiği kesin teminat mektubunun iade edilmeyeceğinin kararlaştırılmış olmasına ve sözkonusu işin kesin kabulünün de henüz yapılmamış bulunmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı ve karşı davalı yüklenici, 20.10.2003 tarihli dilekçeyle harcını yatırmak suretiyle ıslah talebinde bulunduğu halde, mahkemece ıslah talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması yasaya aykırı görülmüştür.
3- Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Yanlar arasında İzmir 16.Noterliği’nde düzenleme şeklinde 26.10.1994, 16.02.1996, 15.04.1996, 05.03.1997 ve 02.01.1997 tarihli 5 ayrı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmelerin 12. maddesinde “yüklenici tarafından düzenlenip imzalanan hakediş raporlarının şantiye müdürünün imzasından sonra onaya sunulacağı ve hak edişlerin onaydan sonra 20 gün içerisinde idare tarafından ödeneceği” öngörülmüştür. Bu şekilde belirlenen
ödeme tarihleri kesin vadeyi içermediğinden BK’nın 101/II. maddesi uyarınca davalıyı temerrüde düşürücü nitelikte değildir. Borçlar Kanunu’na göre temerrüdün gerçekleşmesi için önce alacağın muaccel olması, yani talep edilebilir hale gelmesi ve ayrıca alacaklı tarafından istenilmesi gerekir. Alacağın sadece muaccel hale gelmesi temerrüt için yeterli değildir. BK’nın 101/II. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Bu nedenle davalının hak edişlerin onay tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek onay tarihinden hak edişlerin ödendiği tarihe kadar bilirkişilerce faiz hesaplanması ve mahkemece de bunun hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Kaldı ki, Borçlar Kanunu’nun 113. maddesine göre, asıl borç sakıt olduğu takdirde fer’ileri olan haklarda sakıt olur. Evvelce işleyen faizleri talep hakkının saklı bulunduğu beyan edilmiş veya hal icabından doğmuş olmadıkça bu faizler de istenemez. Davacı ve karşı davalı yüklenici hakediş ödemeleri sırasında geç ödeme nedeniyle ihtirazi kayıt ileri sürmediğinden BK’nın 113/II. maddesi uyarınca faiz talep edemez. İhtirazi kayıt ileri sürülmeden ödemelerin kabul edilmesi nedeniyle davacı yüklenicinin faiz talep etme hakkı düşmüştür.
Mahkemece bu husus gözetilmeyerek hak edişlerin geç ödenmesi nedeniyle faiz talebinin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
4- Yanlar arasındaki sözleşmelerin 3/f bendi uyarınca Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olarak kabul edilmiştir. Söz konusu şartnamenin 39. maddesinde; “yüklenicinin hak edişlere itirazı olduğu taktirde karşı görüşlerinin nelerden ibaret olduğunu, dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu “idareye verilen… tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla” cümlesini yazarak imzalaması gerekir. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hak edişleri olduğu gibi kabul etmiş sayılır” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm HUMK’nın 287. maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan mahkemece resen göz önünde tutulması gerekir. Somut olayda davacı ve karşı davalı yüklenici düzenlenen tüm hak edişleri ihtirazi kayıt koymadan imzalamıştır. Bundan dolayı yüklenici hak edişleri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. O halde davacı ve karşı davalı yüklenicinin sözleşmelerin 42.maddesine dayanarak fiyat farkı talep edemeyeceği gözetilmeden bilirkişi raporuna bağlı kalınarak yanlış değerlendirme sonucu fiyat farkına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
5- Mahkemece 15.04.1996 tarihli “Evka-5…Toplu Konut alanında 109 Adet Konut ve 3 adet kapıcı konutu ince inşaatı”na ait sözleşme ile üstlenilen Evka-5 işi nedeniyle davalı ve karşı davacı iş sahibine verilen 2.500.000.000 ve 1.500.000.000 liralık 2 adet teminat mektubunun da yükleniciye iadesine karar verilmiştir. Oysa bu iş nedeniyle tahakkuk eden prim borcunun tahsili için SSK tarafından iş sahibi aleyhine 1998/10557 sayılı takip dosyası ile icra takibinde bulunulduğu anlaşıldığından Evka-5 işi ile ilgili teminat mektuplarının iadesi talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması da bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca kararın taraflar yararına, 3,4 ve 5.bentler uyarınca davalı ve karşı davacı iş sahibi yararına BOZULMASINA, 450,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davalı ve karşı davacı iş sahibinden alınarak kendisini Yargıtay duruşmasında vekille temsil ettiren davacı ve karşı davalı yükleniciye ödenmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ve karşı davacı iş sahibi yararına vekâlet ücreti tayinine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 18.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.