YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3141
KARAR NO : 2007/7366
KARAR TARİHİ : 21.11.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki müdahil davalı … vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat … ile müdahil davalı vekili avukat …. Davalı … gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar ile müdahil davalı avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada davacı arsa sahipleri ile davalı … arasında imzalanan 22.09.1992 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi ve davalıya tapuda devredilen arsa paylarının iptâli ve davacılar adına tescili talep ve dava edilmiştir. Dava konusu 187 ada 1 ve 2 nolu parsellerin davalı yüklenicinin borcu nedeniyle icradan …’e satılması üzerine sözleşmenin feshi ile ilgili dava müracaata bırakılmış, tapu iptâl istemi ise davalı …’e yöneltilmiştir. Davaya müdahale istemiyle katılan … icrada satın aldığını, iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece tapunun iptâli ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Karar … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı … hakkındaki iptâl kararı davalı …’ın eser sözleşmesinden doğan vecibelerini yerine getirmemesi ve tapuya hak kazanamaması dolayısıyla davalı …’in de hak sahibi olamayacağı gerekçesine dayandırılmıştır. Oysa davalı …, davalı …’ın yapacağı inşaattan daire satın alan kişi durumunda olmayıp icra yoluyla taşınmazı satın alan konumundadır. Tapu kayıtları üzerinde inşaat şerhi bulunmadığından ve dava konusu parseller üzerinde hiçbir inşaat faaliyetine girişilmediğinden davalı …’in davacı ile davalı … arasındaki ilişkiyi bildiğinden sözedilemez. Davalı …’in icradaki işlemler sırasında davacının zararına hareket ederek ve muvazaalı şekilde satın aldığı iddia ve ispat olunamamıştır. TMK’nın 1023. maddesinde tapu kütüğündeki kayda iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir aynî hak kazanımı halinde 3 ncü kişinin bu kazanımının korunacağı, 1024. maddesinde ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişinin bu tescile dayanamayacağı hususları düzenlenmiştir. Davalı …’in TMK’nın 1024. maddesi anlamında kötüniyetli 3 ncü kişi olduğu kanıtlanmış değildir. Bu durumda davalı … hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı …’e verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine, 21.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.