YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3170
KARAR NO : 2007/8417
KARAR TARİHİ : 31.12.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süresi dışında, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı.Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü
K A R A R
Yanlar arasındaki uyuşmazlık, Genel Kurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığının Yeniden Yapılandırılması ve Modernizasyonu İnşaatı işine ilişkin 19.10.2000 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Davada sözleşmenin fesih ve tasfiyesi ile ödenmeyen imalat bedeli alacağının tahsili istenmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili kararı katılma yoluyla temyiz etmiştir. Davalı Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesi davacı vekiline 22.03.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, katılma yoluyla temyiz dilekçesi ise HUMK’nın 433/2 maddesinde öngörülen 10 günlük temyize cevap süresi geçirildikten sonra 04.04.2007 tarihinde verilmiş olduğundan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Davalı Bakanlık vekilinin temyiz itirazlarına gelince,
Dosya kapsamından,
a-Davacı şirketin 9.8.1995 tarihli sözleşmeyle “Ankara Oğulbey Özel Kuvvetler 1.Kısım Tamamlama İnşaatı” işini üstlendiği ve bu işin kesin hesabına ilişkin olarak …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/554 Esas sayılı dosyası ile açılmış dava bulunduğu,
b-Davacı şirketin 19.01.1998 tarihli sözleşmeyle “Ankara Oğulbey Özel Kuvvetler 2. Kısım Tamamlama İnşaatı” işini üstlendiği ve bu işin kesin hesabıyla ilgili olarak…. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/106 esas sayılı dosyası ile açılmış dava bulunduğu,
c-Davanın kaynaklandığı “Genel Kurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Yeniden Yapılandırılması ve Modernizasyonu İnşaatı” işine ilişkin 19.10.2000 tarihli sözleşmenin davalı Bakanlık tarafından 17.11.2004 tarihinde feshedilerek “Fesih Durum Tespit Tutanağı” düzenlendiği ve bu tutanakta yazılı eksik işlerin müteahhit nam ve hesabına yaptırılması için …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/453 esas sayılı dosyası ile Borçlar Kanununun 97. maddesine dayalı ifaya izin davası açıldığı,
d-Sayıştay tarafından yapılan denetim sonucunda yukarıda sözü edilen her üç sözleşmeden dolayı yüklenici şirkete fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği, ancak fazla ödeme bulunduğuna dair Sayıştay ilam ve raporlarının hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporlarında değerlendirilmediği,
e-İmalâttaki eksik ve kusurlara ilişkin olarak iş sahibi bakanlık tarafından yüklenici şirket aleyhine Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/64 D.iş ve 2006/8 D.iş sayılı dosyaları ile delil tespiti yaptırıldığı, ancak bu dosyalarda düzenlenen bilirkişi kurulu raporlarının hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporlarında değerlendirilmediği,
f-Yüklenici şirket yetkilileri ile askeri şahıslar hakkında mevzuata ve gerçeğe aykırı olarak proje onayı, fiyat tasdiki, keşif artışı, hak ediş vs. resmi evrak tanzim etmek, haksız çıkar sağlamak, devleti dolandırmak vs. suçlardan Genel Kurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesinde (2005/88 E.) ve ….Ağır Ceza Mahkemesinde (2005/73 E.) kamu davaları açıldığı anlaşılmaktadır.
Eldeki dava ile 2006/453 esaslı dava arasında uyuşmazlığın aynı sözleşmeden kaynaklanması ve davanın taraflarının aynı olması nedeniyle, 2004/106 esas ve 2005/554 esas sayılı davalar arasında ise sözleşmeleri ayrı ayrı düzenlenmiş olsa da sözleşme konularının aynı projenin farklı kısımlarına ilişkin bulunması ve davalı bakanlıkça her bir sözleşmeye konu imalatın diğeriyle iç içe geçmiş olduğunun, bu nedenle kesin hesapların birlikte çıkarılması gerektiğinin ileri sürülmesi nedeniyle bağlantı bulunmaktadır.
Ceza yargılamasında sübuta eren maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı da kuşkusuzdur.
O halde mahkemece; aralarında bağlantı bulunan davalar HUMK’nun 45/1 maddesi uyarınca birleştirilmeli ve ceza yargılamasının sonucu beklenmeli, ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan ceza yargılamasının sonuçları, delil tespit raporları, Sayıştay ilam ve raporları, taraflar arasında imzalanan mutabakat tutanakları, idarece tek taraflı olarak çıkarılan kesin hesaplar, kesin hesaplara ve bilirkişi raporlarına karşı taraflarca ileri sürülen itirazlar ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirilmek ve gerekirse mahallinde istinabe yoluyla keşif yaptırılmak suretiyle rapor alınmalı, sözleşme konusu her bir işin kesin hesabı ayrı ayrı çıkarttırılarak sonucuna göre davalar karar bağlanmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle kararın davalı Bakanlık yararına BOZULMASINA, 500.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 31.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.