Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/337 E. 2008/2148 K. 03.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/337
KARAR NO : 2008/2148
KARAR TARİHİ : 03.04.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davada, davalı … ile davacı arasında imzalanan 26.03.2005 tarihli sözleşme gereğince davalı … lehine düzenlenen ve diğer davalıya ciro edilen çeklerle ilgili olarak yapılan icra takibinden dolayı borç bulunmadığının tesbiti talep edilmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sözleşme kapsamındaki işin 57.000,00 YTL bedelle yapımının kararlaştırıldığı ve işin %30’unun tamamlandığı tarafların kabulünde olduğundan davalı …’ın 17.100,00 YTL iş bedeline hak kazandığı uyuşmazlık konusu değil ise de davacı iş bedelinin 19.011,04 YTL olduğunu kabul ettiğinden mahkemece iş bedelinin bu miktar olarak esas alınması gerekir. Uyuşmazlık davacının malzeme ve nakit olarak yaptığı ödemelerin miktarında olup bu konuda davacının ibraz ettiği ödeme belgeleri mahkemece incelenmemiştir. Ödemeyi ispat külfeti davacıya ait olmakla beraber mahkemece bu konuda ibraz olunan belgeler hakkında davalı …’ın isticvap olunması, ödemelerin ispat edilememesi durumunda davacıya yemin hakkının olduğunun hatırlatılması ve ödemelerin ispatı halinde kabul edilen imalât bedelinden düşülerek, kalan miktar için davanın reddedilmesi gerekir.
Diğer yandan her iki davalı arasında 16.05.2005 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi mevcut olduğundan davanın kabulü halinde diğer davalı …’nın da iyiniyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden iddianın ispatı halinde bu davalı hakkındaki davada da menfi tesbit hükmü kurulmalıdır.
Yine kabule göre davanın ret sebebi ve konusu her iki davacı yönünden de aynı olduğundan davalılar yararına tek vekâlet ücreti takdiri yerine ayrı ayrı vekâlet ücreti takdiri de doğru olmamıştır.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 03.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.