YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3422
KARAR NO : 2007/5940
KARAR TARİHİ : 02.10.2007
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Borçlar Yasası’nın 355. maddesi hükmüne göre bir eser sözleşmesi olan 19.06.2006 tarihli adi yazılı sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup; sözleşmenin feshine, iş bedelinden mahsuben verilen 1.200,00 YTL.nın tahsiline ve her biri 250,00 YTL bedelli 13 adet bonoların iadesine ve bonolar sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 364. maddesi hükmü gereğince; sözleşmede taraflarca başka bir ödeme şekli kararlaştırılmamış ise, iş bedeli kural olarak işin teslimi zamanında iş sahibi tarafından yükleniciye ödenir. Somut olayda davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Fotokopisi sunulan ve davaya dayanak alınan sözleşmeye göre 1.000,00 YTL peşinatın teslim tarihi olan 30.07.2006 tarihinden önce ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ayrıca iş bedeline mahsuben her biri 250,00 YTL bedelli olan 13 adet senetlerin de davalı yüklenici tarafından alınmış olduğu sabittir.
Eser sözleşmesi gereğince yapımı yüklenilen işin teslimini yüklenici; iş bedelinin yükleniciye ödendiğini ise iş sahibi yasal delillerle kanıtlamakla ödevlidir. Bu yasal nedenle, davalı yüklenicinin sözleşme konusu işi sözleşme hükümlerine uygun olarak yaptığını ve iş sahibine teslim ettiğini ve iş bedelinin de istenebilir olduğunu yasal delillerle kanıtlaması gerekir.
Yüklenicinin işin tesliminde temerrüdünün gerçekleşmesi durumunda iş sahibi, Borçlar Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birisi olan “sözleşmenin feshini” ve aynı Kanun’un 108. maddesi hükmü gereğince de verdiklerinin iadesini isteyebilir. O halde, yeterli soruşturma ve araştırma yapmadan mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olması doğu olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; davaya kaynak alınan 19.06.2006 günlü sözleşme aslının davacı tarafça mahkemeye sunulmasının sağlanması ve HUMK’nın 230 ve izleyen maddeleri hükümlerine uygun şekilde işlem yapılmak suretiyle sözleşmenin kapsamının doğru olup olmadığına ve imzaların aidiyetine yönelik olarak davalıya isticvap davetiyesi gönderilmesi ve yukarıda açıklanan yasal kurallar gözetilerek tarafların delillerinin toplanması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Açıklanan sebeplerle mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.