Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/4007 E. 2007/6824 K. 31.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4007
KARAR NO : 2007/6824
KARAR TARİHİ : 31.10.2007

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67.maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
… 1.İcra Müdürlüğü’nün 2005/777 takip sayılı dosyası kapsamına göre; davacı, 26.12.2003 tarih ve 120.831 numaralı faturayı dayanak alarak, icra takibinde 1.598,90 YTL asıl alacak ve 1.850,00 YTL vade farkının toplamı olan 3.448,90 YTL alacağın davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece dava kısmen kabul edilerek dava ve takip konusu asıl alacak üzerinde takip borçlusu davalının itirazının iptâline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi şirket arasında Bozcaada’da davalıya ait paratoner işi yapımına yönelik olarak “sözlü” eser sözleşmesi yapıldığı tarafların kabulündedir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, iş bedelinin tutarı ve ödenip ödenmediği hususlarından kaynaklanmaktadır. Davaya dayanak alınan 17.12.2003 tarihli “Tesisat Ekipleri Günlük İş Raporu” belge kapsamına da tarafların ileri sürdükleri herhangi bir itirazları bulunmamaktadır. Davalı, iş bedelinin 2.500,00 YTL olduğunu ve bu bedelin ödendiğini savunduğu halde; davacı taraf, iş bedelinin daha fazla tutarda olduğunu ve ödendiği savunulan 2.500,00 YTL tutarlı senedin davalıya iade edildiğini ileri sürmektedir.
Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi gereğince; taraflarca önceden kararlaştırılmamış veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olan iş bedeli, işin yapıldığı zamandaki piyasa rayiçlerine göre uyuşmazlık konusu işi bilir bilirkişi aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece belirlenir. Somut olayda da iş bedelinde yanlar arasında uyuşmazlık bulunduğuna göre, mahkemece BK’nın 366. maddesinde öngörülen yasal yöntemle iş bedelinin belirlenmesi gerekirken mali müşavir olan bilirkişi aracılığıyla yaptırılan inceleme ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Borçlar Kanunun 364. maddesi gereğince işin yapılarak iş sahibine teslim edildiğini ve bedelin istenebilir olduğunu yüklenici; iş bedelinin ödendiğini ise iş sahibi, yasal delillerle kanıtlamakla ödevlidir. O halde, mahkemece yapılacak iş; yerinde keşif ve uzman bilirkişi aracılığı ile keşif yapılmak suretiyle işin yapıldığı zamandaki piyasa rayiçlerine göre ve davalının kabulü nedeniyle 2.500,00 YTL’den aşağı olmamak üzere iş bedelinin mahkemece belirlenmesi ve yasal delillerle kanıtlanan ödemelerin mahsubu ile varılacak sonuç dairesinde karar vermekten ibaret olmalıdır.
Kabule göre de; uyuşmazlık konusu iş bedeli bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiğinden ve dolayısıyla dava ve takip konusu alacak likid olmadığından ve İİK’nın 67.maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği halde; mahkemece davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 31.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.