YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/422
KARAR NO : 2007/2371
KARAR TARİHİ : 11.04.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. HUMK’nın 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür.
Dava konusu olayda dava dilekçesi davalı …’ya ilanen tebliğ edilmiş ve yargılama davalının yokluğunda yapılmıştır. Tebligat Yasası’nın 28 ve Tüzüğü’nün 46. maddesine göre ilanen tebligat adresi meçhul olanlara yapılır. Ayrıca ilanen tebligat yapılabilmesi için davalıya başka bir şekilde tebligat yapılması olanağının kalmamış olması da şarttır.
Yanlar arasındaki Ankara 11. Noterliği’nce onaylanan 03.03.1993 tarihli sözleşmede, müteahhitin kanuni konutu (adresi) “Atatürk Bulvarı 113. Sokak 97/3 Adana” olarak gösterilmiştir. Yine davacı tarafından dava konusu 32 daireli gümrük lojmanı inşaatı işinin ihaleye çıkarılması aşamasında, ihale komisyonunun 17.09.1992 tarihli kararında ve dava dilekçesine ekli olarak ibraz edilen yüklenici tarafından düzenlenmiş 01.08.1994 tarihli faturada da yüklenicinin adresi sözleşmede yazılı olduğu belirtilen yukarıdaki adrestir. Oysa Ankara Valiliği Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü’nün 25.10.2005 tarihli yazısında davalının 03.03.1993 tarihli sözleşmede yazılı adresinin “… Bulvarı 10. Sokak No:97/3 …” olduğu bildirilmiş, mahkemece de sözleşmede yazılı adres olarak bu adres esas alınarak dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış, belirtilen adreste tebligat yapılmaya çalışılmıştır. Sözleşmede yazılı yüklenici davalının adresine dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış değildir. Davalıya ilanen tebligat yapılabilmesinin şartları oluşmamıştır. O halde davalıya dava dilekçesinin ilanen tebliğinin usulsüz olduğu ortadadır.
O halde, davalı yüklenici … 25. Noterliği’nin 11.04.2002 tarih ve 17419 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile avukat …’a dava açma konusunda vekalet verdiğinden Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca dava dilekçesinin davalı yüklenici vekiline tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, toplanacak delillerin değerlendirilmesi, yüklenici tarafından açıldığı anlaşılan aynı sözleşmeden kaynaklanan Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/560 Esas sayılı dava dosyası derdest ise dosyaların birleştirilmesinin düşünülmesi, hükme bağlanmışsa kesinleşmesinin beklenmesi sonucuna göre değerlendirme yapılıp bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazları ile davacının temyizinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.1.1982 Sayılı Kanunla değiştirilen 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13. maddesine eklenen (J) bendi gereğince davacıdan harç alınmasına yer olmadığına 11.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.