Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/4437 E. 2008/4220 K. 24.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4437
KARAR NO : 2008/4220
KARAR TARİHİ : 24.06.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında davalıya ait 1037 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan eski evin ve damın yıkılması, yerine yeni bir kaloriferli, garajlı ev yapılması konusunda akdi ilişki kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. İş bedeli yazılı bir sözleşme ile kararlaştırılmadığı gibi taraflar bunun miktarı konusunda da anlaşamamışlardır. Davalı iş bedelinin 50.000 DM olarak kararlaştırıldığını, davacıya kararlaştırılandan fazla 65.000 DM ödeme yapıldığını ileri sürerek borcu kalmadığını savunmuş, ancak ödemeye ilişkin yazılı belge ibraz etmemiştir. HUMK’nın 288. maddesi hükmünce dava edilen miktar tanıkla ispat sınırını aştığından ödemenin yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. HUMK’nın 293/4 maddesine göre halin icabına ve iki tarafın vaziyetlerine nazaran senede raptı müteamil olmayan muamelelerin tanıkla ispatı mümkün ise de; somut olayda Bigadiç Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı’nın 18.06.2003 tarihli yazılı cevabına göre (genelde yapılmamaktadır şeklinde cevap verildiğinden) senede bağlanmaması konusunda teamül bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının da tanıkla ispatı mümkün olmayan bir konuda tanık dinlenmesine ilişkin bir muvafakatı bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, iş bedeli konusunda anlaşma bulunmadığı ve taraflar bu hususta ittifak edemediklerinden işin yapıldığı yıl belirlenip, bilirkişilerden alınacak ek raporla işin yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre BK’nın 366. maddesi hükmünce davacının hak ettiği iş bedelini saptamak, davalı cevap dilekçesinin deliller bölümünde sair yasal deliller demek suretiyle yemin deliline de dayandığından, davalıya ödemeyle ilgili yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Belirtilen bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 24.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.