Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/4446 E. 2008/4527 K. 07.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4446
KARAR NO : 2008/4527
KARAR TARİHİ : 07.07.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat …. Davalılar vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı yüklenicinin yapımını üstlendiği inşaatın süresinde bitirilmemesi, dairelerin küçük yapılması nedeniyle davalı arsa sahiplerinin gecikme tazminatı, eksik ve ayıplı … bedelinin tahsili istemiyle … 4. Asliye Hukuk mahkemesinin 2000/390 Esas sayalı dosyasında açtıkları tazminat davasının yargılaması sırasında taraflar tarihsiz sulh protokolünü imzalamışladır. Bu protokolün 2. maddesinde dava dosyasında yaptırılacak bilirkişi raporundaki miktarın tazminat olarak kabulü, buna ilaveten tüm yargılama giderlerinin de yüklenici tarafından mal sahiplerine ödenmesi, 6. maddesinde 7. kat 11 nolu dubleks dairenin teminat olarak arsa sahiplerine verilmesi kararlaştırılmıştır. Protokolün 7. maddesinde de tazminatın, belli olmasını takip eden 30 gün içinde ödenmesi halinde kendilerine teminat olarak verilen dairenin arsa sahiplerince yüklenici veya göstereceği kişilere iade edileceği kabul edilmiştir. Söz konusu bağımsız bölümün protokol uyarınca davalı arsa sahiplerine devredildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Protokolün tazminat miktarının belirlenmesi ile ilgili 2. maddesi HUMK’nın 287. maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan zarar miktarının kesin hükümle saptanmasına
gerek bulunmamaktadır. Buna göre protokolün 7. maddesinde tazminatın belli olmasını takip eden 30 gün içinde ödenmesi kararlaştırıldığından, takibe konu ve bilirkişi raporuyla belirlenen alacağın rapor tarihinden sonraki 30. gün itibariyle işlemiş faizi ile birlikte tutarı ve yargılama giderleri hesaplattırılıp yine 7. kat 11 nolu bağımsız bölümün aynı tarih itibariyle değeri alınacak bilirkişi raporuyla saptanarak değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekile temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 07.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.