Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/4748 E. 2008/4394 K. 30.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4748
KARAR NO : 2008/4394
KARAR TARİHİ : 30.06.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmeden yargılamaya devam edilip karar verildiğini iddia etmiştir.
Mahkemece davalı yana çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, daha önce icra dosyasında tebligat yapılan adrese Tebligat Kanunu’nun (TK.) 35. maddesine göre dava dilekçesi tebliğ edilerek yargılamaya devam edilip hüküm kurulmuştur.
TK’nın 35. maddesi gereğince, muhatap kendisine usulüne uygun olarak tebligat yapıldıktan sonra adresini değiştirirse yeni adresini hemen tebliğ yaptırmış olan yargı merciine bildirmek zorundadır. Muhatap yeni adresini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde TK’nın 35. ve Tüzüğün 55. maddesine göre tebligat yapılır.
Dava açıldıktan sonra davalıya usulüne uygun olarak (TK. Mad. 10.)yapılmış bir tebligat bulunmamaktadır. İcra dosyasında yapılan tebligatın ise aynı yargı mercii tarafından yapıldığı kabul edilemez. Mahkemece dava dilekçesi önce “Nalçacı Cad. Acenteciler Sitesi No:89 Konya” adresine tebliğe çıkartılmış, davalının adreste tanınmadığından tebligatın iade edilmesi üzerine de, dava dilekçesi doğrudan TK’ nın 35. maddesine göre “T.H.S.S. Zümre Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Horozlular Mah. Selçuklu Cad. Konya” adresine tebliğ edilmiştir. Bu adreste eldeki temyize konu edilen dava ile ilgili olarak usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmadığından dava dilekçesinin tebliği usulüne uygun bulunmamaktadır.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. HUMK’nın 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme, tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür.
Asıl olan tarafların huzurunda yargılamanın yürütülmesi olmakla birlikte, hukuk mahkemelerinde, taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşmadan haberdar edilmelidirler. Duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda davaya devam edilip karar verilmesine usulün olanak tanıdığı hallerde, açıklanan biçimdeki uyarıyı taşıyan davetiyenin tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, deliller toplanarak bir sonuca ulaşılması gerekir.
O halde mahkemece davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan davaya devam edilip hüküm kurulmuş olması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.