Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/4872 E. 2008/4457 K. 03.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4872
KARAR NO : 2008/4457
KARAR TARİHİ : 03.07.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekilince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat … ile davalı vekili avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde fazlaya dair hakların saklı tutulması nedeniyle, fazlaya ilişkin gecikme cezası varsa davacılar tarafından bunun dava konusu yapılabileceğinin tabii bulunmasına ve kararın hüküm fıkrasına gerek kısa kararda gerekse gerekçeli kararda faiz kelimesinin yazılmaması maddi hata niteliğinde olup, mahkemesince her zaman düzeltilebileceğine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekili dava dilekçesinde davacılara ait bağımsız bölümlerin teslim edilmesi gereken tarih olan 01.04.2003 tarihinden itibaren faiz isteminde bulunmuş, mahkemece de kısa kararda ve gerekçeli kararda faiz kelimesi yazılmamakla birlikte aynı tarihten itibaren faizi ile tahsil kararı verilmiştir. Sözleşmede kararlaştırılan tarihte bağımsız bölümlerin teslim edilmemesi dava konusu gecikme cezası yönünden davalı tarafı temerrüde düşürücü işlem niteliğinde değildir. Davacılar davalı kooperatife gönderdikleri 15.12.2003 tarihli ihtarname ile sözleşmelerde kararlaştırılan gecikme cezalarının tahsilini istemişlerse de, bu ihtarın davalı kooperatife tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığından davalı kooperatif ancak davanın açılması ile temerrüde düşmüştür. Bu durumda karar altına alınan miktar yönünden davalı kooperatifin dava tarihinde temerrüde düştüğü dikkate alınmaksızın faizin 01.04.2003 tarihinden başlatılması doğru olmamıştır. Kararın bu yönden bozulması gerekmişse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın hüküm fıkrası 1 numaralı bendi üçüncü satırında yer alan “01.04.2003 tarihinden itibaren davalıdan alınıp davacılara ¼ oranında verilmesine” cümlesinin karardan çıkartılmasına, yerine “ dava tarihi olan 01.05.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda dikkate alınarak yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp payları oranında davacılara verilmesine” cümlesinin yazılamasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTEREK ONANMASINA, 550,00’şer YTL vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınıp, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen diğer tarafa verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan, bakiye 2.655,00 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.