Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/5281 E. 2008/1241 K. 28.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5281
KARAR NO : 2008/1241
KARAR TARİHİ : 28.02.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ….. ile davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 22.05.2001 tarihli sözleşmeden kaynaklanan zemin klas farkı alacakları ile 2862 sayılı kararnamenin uygulanmasından doğan alacağın tahsiline ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk kararın tarafların temyizi üzerine Dairemizce bozulmasından sonra, bozmaya uyularak mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporuna istinaden dava reddedilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hükmüne uyulan bozma ilâmında inşaat sahasının zemininin klas zaptına esas durumunun saptanması, kararname fiyat farkı hesabına yapılan itirazların değerlendirilmesi ve sözleşmenin 15. maddesinin yorumlanarak 2862 sayılı kararnamenin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi vurgulanmıştır. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan raporda ödemelere esas klas ile zemindeki klas durumunun farklı olduğu açıklanmıştır. Bu durumda kanalizasyon ve yağmur suyu imalâtları şartnamesinin 2.11. maddesi ile bahçe tesviyesi yapım teknik şartnamesinin 1.1.1. maddelerinde belirtilen kapsama giren kazı işleri hariç olmak üzere diğer kazılardan dolayı bir alacağı varsa bu miktarın talep edilebileceği kabul edilmelidir.
Öte yandan sözleşmenin 15. maddesinde Bakanlar Kurulu’nca ve Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nca “hangi ad altında olursa olsun verilecek eskalasyon farkları kalan imalâta yansıtılır” denildiğinden, sözleşmedeki bu hüküm doğrultusunda kararnameden istifade etmek için dilekçe veren ve hakedişlere itiraz eden yüklenicinin fiyat farkına hak kazanacağı da kabul edilmelidir. Nevar ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda klas alacağı tutarı şartnamelere göre ayrılmadığı gibi, bozmada belirtildiği halde kararname fiyat farkının hesabına ait itirazlar da karşılanmadığından, mahkemece bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak oluşacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan ve bilirkişilerin davalı kooperatifin kararnameye tâbi kuruluşlardan olmadığı görüşü ile davanın reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent gereğince hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.