Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/6197 E. 2008/6420 K. 30.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6197
KARAR NO : 2008/6420
KARAR TARİHİ : 30.10.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı yüklenicinin kusuru sonucu yanlar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-… Noterliğince doğrudan düzenlenen 03.12.2003 günlü ve 31536 yövmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini davacı arsa sahibi; davalı ise, yüklenici sıfatlarıyla imzalamışlardır. Bu sözleşme hükümleri gereğince, davacı … mahallesinde bulunan ve 855 ada ve 26 parsel sayılı olarak adına tapuya tescilli ve (239,12) m2 yüzölçümlü taşınmazının tamamını ve ayrıca aynı yerde bulunan 855 ada ve (27) parsel sayılı tapulu taşınmazdaki (60/246) paylı; davalı yükleniciye kayden temlik etmiş ve davacının bu ifa amaçlı temliki karşılığında da yüklenici davalı, (27) numaralı parsele inşaat yapmayı ve zemin katta yer alan (3) numaralı dükkan ile (2,4,5) normâl katlardaki (6,7,11,12) numaralı dairelerin davacıya teslimini yüklenmiştir.
Dosya kapsamındaki tapu kayıtlarından 26 ve 27 parsellerin 14.03.2005 tarihinde tevhidiyle 855 ada ve (29) parsel sayılı olarak 7357/54075 payının davacı …, 38503/54075 payının davalı … ve 8215/54075 payının ise dava dışı … adlarına ve müşterek mülkiyet şeklinde tescil olunduğu ve … hissesinin de daha sonra davalıya kayden temlik edildiği ve nihayet (29) parsel sayılı taşınmazın 7357/54075 payı davacıya ve 46718/54075 payı da davalıya ait olmak üzere taşınmaza davacı ve davalının müşterek mülkiyet şeklinde malik oldukları anlaşılmaktadır.
Yanlar arasındaki sözleşmenin geriye etkili olarak feshine mahkemece karar verildiğine göre; Borçlar Kanunu’nun 61 ve izleyen maddeleri gereğince ve haksız iktisap kuralları uyarınca, taraflar karşılıklı verdiklerinin iadesini isteyebilirler (BK madde;108/1). Bu yasal nedenle, davacının, ediminin ifası amacıyla davalıya temlik ettiği (26) parselin (29) parselden ifrazıyla tevhitten önceki durumuna dönüştürülerek, davacı adına ve yine 27 parseldeki payına tekabül eden taşınmaz kısmının ifraz edilerek davacı adına tesciline karar verilebilmesi için 3194 Sayılı Yasa hükümleri gereğince, “ifrazların” olanaklı olduğunun tespiti zorunludur. Bu yasal nedenle taşınmazlar üzerinde keşif yapılarak uzman fenni bilirkişi aracılığıyla incelettirilip ifraz krokileri düzenlettirilerek, ifrazın mümkün olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığından sorulması ve varılacak sonuca göre tescil istemi karara bağlanmalıdır. İfrazın tescili olanaklı değilse sözleşme gereğince davalıya temlik edilen (29) parsel sayılı taşınmazdaki payın iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmelidir. Bu hususlar mahkemece araştırılmadan yazılı şekilde ifraz ve tescile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, talep ve dava konusu olmadığı halde, binanın davacıya iadesine; olmadığı taktirde (51.031,00) YTL bedelinin dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mahkemece karar verilmesi de HUMK’nın 74. maddesine aykırı olmuştur.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bendde açıklanan sebeplerle, diğer temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.